Ruh, Rabbinin huzuruna çıkar

Şayet denilirse ki: Cismani haşrden söz eden ayetler, teşbih, cebr ve benzeri şeyleri anımsatan ayetlerden daha açık değildir. Oysa bunları te'vîl etmek kesinlikle gereklidir

Haberin Devamı

(Dünden devam)
Şayet denilirse ki: Cismani haşrden söz eden ayetler, teşbih, cebr ve benzeri şeyleri anımsatan ayetlerden daha açık değildir. Oysa bunları te'vîl etmek kesinlikle gereklidir. O ayetler te'vîl edildiği gibi bu ayetler de bedenden ayrılan ruhların, ruhani haşrini, saadet ve şekavet hallerini kamunun anlayacağı bir tarzda ifade etmiştir şeklinde te'vîl edilebilir. Çünkü peygamberler, insanları Allah yoluna götürmek, ruhları yetenekleri ölçüsünde olgunlaştırmak ve kamu düzenini sağlayacak nizamı kurmakla görevlendirilmişlerdir. Bunun için halkı cennet vaadiyle sevindirir, cehennem azabıyla korkutup, lezzet ve kemal olduğuna inandıkları şeyleri müjdeler, elem ve eksiklik olduğuna inandıkları şeylerle onları uyarırlar.

Akli lezzet ve elem
Halkın çoğunluğu avamdır, gerçek olgunlukları, kemalleri anlayamazlar. Onlar ancak algılaya geldikleri lezzet ve elemleri, bedensel kemal ve eksiklikleri anlayabilirler. Bundan dolayı peygamberler, onlara anlayacakları dille hitap etmek, gerçek me'âdı (yeniden dirilmeyi, ahiret ceza ve ödülünü) kamuya, misal yoluyla anlatmak zorunda kalmışlardır. Âlemin düzeni bunu gerektirmiştir. "Şayet: 'Bu sözlerin açık anlamı geçerli olmakla beraber bunlarla ruhani haşr, akli lezzet ve elemler de kasdedilmiştir. Birçok İslâm aliminin anlattığı üzere Kur'ân ayetlerinin çoğu da böyle ruhsal haşr, akli lezzet ve elem anlamını vermektedir' denilirse bu, kuşkusuz gerçektir, doğrudur. Bunu reddedenin sözünün bir değeri yoktur."

Azap ve sıkıntı çeker
Kur'ân'da me'âd konusunda iki terim kullanılır. Biri ba's, diğeri haşr'dir. Ba's, bedenden ayrılan ruhun, yeniden maddi bir bedene sokulup diriltilmesi, haşr ise bedenden ayrılan ruhların, hesap vermek üzere Allah'ın Yüce Divanı'na yani Mahkeme-i Kübrâ'ya götürülmesidir. Bu konuda kesin hüküm verememekle birlikte sanıyoruz ki ba's, kemal bulmamış ruhların, sıkıntılar çekip, uğraşıp kemal kazanabilmesi için yeniden belki bir, belki birkaç kez bedene döndürülmesidir.

Her bedenden ayrıldıkça ruh, Rabbinin huzuruna götürülür, suçlu ise yaptıklarından hesaba çekilir, suçlu değilse taltif edilir. Ama suçlu ruhlar, bir süre berzah âleminde azap ve sıkıntı çektikten sonra Allah'ın belirleyeceği bir zaman sonra tekrar maddi bir bedene döndürülür. Kemal buluncaya dek beden değiştirme sürer. Ama kemal bulduktan sonra artık maddi bedene döndürülmez. Yüceler âleminde şeffaf ve ebedi ruhsal bedende ebediyyen kalır. Onun mahiyetini anlayamayız.

DİĞER YENİ YAZILAR