Ruh, kabre değil Rabbinin huzuruna gider

Soru: Evli iki çocuk sahibiyim. Uzun zamandır inanılmaz şekilde ölüm korkusu çekiyorum. Geceleri uyuyamıyorum. Mezarda ne yapacağımı, o karanlık toprağın altında çocuklarım, eşim, ana ve babam olmadan nasıl duracağımı düşünmeden bir saniyem geçmiyor

Haberin Devamı

Soru: Evli iki çocuk sahibiyim. Uzun zamandır inanılmaz şekilde ölüm korkusu çekiyorum. Geceleri uyuyamıyorum. Mezarda ne yapacağımı, o karanlık toprağın altında çocuklarım, eşim, ana ve babam olmadan nasıl duracağımı düşünmeden bir saniyem geçmiyor. Bu yüzden çalışamaz oldum, kimseyle konuşamıyorum. Hiçbir şeyden zevk almıyorum. Hayatım altüst oldu. Beni rahatlatacak bir ayet veya hadis var mı? (Ümit)

Cevap: Sizinki bir takıntı. Üstünüze düşeni, elinizden geleni yapın. Ölümden sonra neler olacağı sizin elinizde değil. Ayrıca kabirden korkmak niye? Düşünce kaynağı olan ruh, kabre girmez. Kabre giren sadece cesettir. Bedenden ayrılan ruh önce Allah'a gider. Kuran, "Summe Ruddu ilallahi mevlahumul hakk: Sonra gerçek Mevlaları olan Allah'a götürülürler" buyurmaktadır. İnsan orada yalnız kalmayacak, eşiyle, çocuklarıyla, sevdikleriyle hep beraber olacaktır.

Dünya hayatı dardır
Dünya sınavını tamamlamış olan ruha hayal edemeyeceği güzellikler, nimet ve lütuflar var. Düşünün bir kere bebek, anne kamını en geniş yer sanır. Dünyaya gelmekle oradan ayrıldığı için ağlar. Ama şu dünyanın, bulunduğu anne karnına göre genişliğini ve güzelliğini görünce bu kez buraya alışır. Oysa burası asıl hayat değil, öbür gerçek hayata hazırlanma dönemidir. Geçicidir, öbür hayat ise süreklidir, kalıcıdır.

Anne karnı dünya hayatına göre nasıl dar ve sıkıntılı ise dünya hayatı da asıl gerçek hayata göre öyle dar ve sıkıntılıdır. Orası asıl huzur, sevgi ve dostluk yeridir.

Kabre giren bedendir
Hiç kabri veya kabrin karanlığını düşünmeyin. Çünkü kabre girmeyeceksiniz. Kabre giren cesedin taştan farkı yoktur. Acıyı, lezzeti duyan ruh ise kabre girecek bedeni çoktan terk edip Rabbinin huzuruna gitmiştir. Bu şekildeki boş hayallerle hayatı kendinize dar etmeyin. Elinizden geldiğince ruhunuzu kötü düşüncelerden anndınp o huzurlu hayata hazırlanın. Her şeye rağmen takıntılarınızdan kurtulmak için yine de bir psikologa başvurmanızda yarar vardır.

DİĞER YENİ YAZILAR