54 yıllık hayat arkadaşını kaybedince ruhsal yıkım içine giren okurum A.G.T’ye cevabımdır: Allah size sabır ihsan buyursun. Şunu iyi bilin ki ölüm yoktur. Ruh ebedidir. Ölen sadece şu fizik bedendir. Ruh ölmez. Yunus’un dediği gibi: “Ölen hayvan imiş âşıklar ölmez.” Peygamberimiz, bir kabrin yanından geçerken onlara selam verir, bağışlanmalarını diler, rahmet okurdu. “Bunlar bizi görüyor mu?” diye soranlara, “Onlar bizi, bizim görmemizden daha iyi görürler. Ancak cevap veremezler” buyurmuştur.
Aslında ruh geride kalanları görür, onların dualarını duyar, hatta onlarla beraber yaşar, dilediği zaman ailesinin yanında bulunur ancak bizim fiziksel gözümüz onları göremez. Onlarla bu lisanla konuşamayız. Bize olan mesajlarını rüyalarımıza girerek ulaştırmak isterler. Hiç merak etmeyin eşiniz sizinle, çoluk çocuğuyla beraberdir. Her nefis ölümü tadacaktır. Her fizik beden ölecek ama ruh ebediyyen var olacaktır. Hepimiz o sona doğru koşmaktayız. Hepimiz bir gün Rabbimize kavuşacağız, ruhlar âlemine geçeceğiz. Orası iyi insanlar için engin mutluluk âlemidir.
Siz eğer eşinizi memnun etmek istiyorsanız ona dua edin, Kur’ân okuyun, sadaka verin, yetimleri sevindirin. Ölümü sadece ruhun kafesinden çıkması olarak düşünürseniz üzüntüden kurtulursunuz. Aşırı üzüntü Allah’a isyan sayılır. Hz. Ali Efendimiz, çocuğu ölen bir kişiyi taziye ederken buyurmuş ki: “Allah’ın kaderi üzerinden geçti (olan oldu) eğer sabredersen, mecur olursun (Allah seni ödüllendirir). Ama ağlayıp sızlamaya devam edersen yine olan oldu, kaderi değiştiremezsin, üstelik mezur (günahkâr) olursun.”
Fitne ağır bir suçtur
SORU: Gıybet, sanki herkeste var. Gıybeti niye küçümsüyoruz? (Serkan Güreser)
CEVAP: Gıybet fitnedir. Fitne ise insan öldürmekten daha ağır suçtur. Maalesef bunu kimse düşünmez, Müslüman geçinen kişilerin büyük çoğunluğu gırtlağına kadar bu bataklığın içine dalmıştır. Kendi kabahatini, kusurunu hiç düşünmezler. İşleri güçleri başkalarını eleştirmek, kötülemektir. İçlerinin karanlığı karşıya vurunca her şeyi karanlık görürler. Allah sevgisiyle aydınlanmış insanlar ise nereye baksalar içlerinin aydınlığını görürler. Başkalarıyla meşgul olma yerine kendi kusurlarını düzeltmekle uğraşırlar. Böylece başkalarının kusuruyla uğraşmaya vakit bulamazlar. Çünkü kendisinde her zaman düzelteceği kusur vardır.

