Rotterdam'daki üniversite resmi değil

Rotterdam'da iki üniversite var. Biri Rotterdam İslâm Üniversitesi, diğeri de Rotterdam'in bir semti olan Schiedam'daki Avrupa İslâm Üniversitesi. Her ikisi de İlahiyat Fakültesi'ne muadil dersler okutur ama resmen tanınmış değillerdir

Haberin Devamı

Soru: Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunuyum. Rotterdam İslâm Üniversitesi'nde master yapmak istiyorum. Şartların neler olduğunu bilmiyorum. Bana yardımcı olabilir misiniz? Namazlar hangi şartlarda cem edilebilir? (Abdülcebbar Oğul)

Cevap: Rotterdam'da iki üniversite var. Biri Rotterdam İslâm Üniversitesi, diğeri de Rotterdam'in bir semti olan Schiedam'daki Avrupa İslâm Üniversitesi. Her ikisi de İlahiyat Fakültesi'ne muadil dersler okutur ama resmen tanınmış değillerdir. Bundan dolayı gitmek için vize alamazsınız. Ama siz kendiniz vize alıp gider de masrafınızı üstlenirseniz, bunların birinde master yapabilirsiniz.

Yalnız şimdilik çalışmanızın resmi bir niteliği olmaz. Ne Hollanda'da, ne de başka bir yerde resmi diploma kabul edilmez. Ancak bunlar devlet tarafından resmen tanınırsa o zaman işler değişir. Diğer sorunuza gelince, namazların yolculukta cemedileceği konusunda pek çok hadis vardır. Abdullah ibn Abbas'a dayanan birkaç hadise göre de normal zamanda da cemetmek caizdir. Her zaman olmasa da işlerin yoğunluğu dolayısıyla cem'e başvurulabilir. Öğle ile ikindi, akşamla yatsı namazları birleştirilerek kılınabilir.

Dedikodu yasaktır
Soru: Dedikodu dinimizce yasak mıdır? Bu konuda bilgi verir misiniz? (Hatice K.)

Cevap: Dedikodu gıybet demektir. Gıybet, birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasında söylemektir. Bu yasaktır. Kur'ân şöyle buyurmuştur: "Ey inananlar, zandan çok sakının. Zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın, biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemeği sever mi? İşte bundan iğrendiniz. O halde Allah'tan korkun, şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir" (Hucurat: 12).

Türkçe gıybet dediğimiz gaybet, bir kimsenin arkasından, onun hakkında sevmediği bir şeyi söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise söylenen söz gıybettir, yapmamış ise iftira olur. Dedikodu da gıybet demektir. Yüce Allah, gıybet etmenin çirkinliğini belirtmek için onu ölü eti yemeye benzetmiştir. Gerçekten de arada benzerlik vardır. Çünkü ölen kişi, etinin yendiğinin farkında olmaz. Gıybet edilen de o anda, gıybet edenin söylediklerini bilmez. Ayrıca bu benzetmede insanın şeref ve namusunun, eti gibi haram olduğuna işaret de vardır. Ölen insan, kendi kardeşi olursa onun etini yemek daha iğrenç olur. İşte yüce Allah, mümini gıybetten şiddetle kaçındırmak için onun, ölü eti yemek gibi iğrenç ve tiksindirici olduğunu vurgulamıştır.

DİĞER YENİ YAZILAR