SORU: Ben, egosuna yenik düşmüş, hayatı hatalarla dolu bir anneyim. Bu yüzden yıllardır cehennemi içimde yaşıyorum. Sürekli kendimle hesaplaşıyorum. Gece yarısı uykumdan vicdan muhasebesi yaparak uyanıyorum. Öyle bir pişmanlık duygusu içindeyim ki anlatamam. Kadere de inanıyorum ama yetmiyor. Ne yapabilirim? (S. B.)
CEVAP: İşlenen günah ne olursa olsun, önemli olan ondan dönmektir. Yaptığı hatadan pişman olup Allah’a tövbe edip af dileyen kulunu O affeder. Sürekli kafanızı eskiye takmak, onları düşünmek şimdiki halinizi de berbat eder. Ayrıca olan olmuş, onu geri getirmek mümkün değildir. Yapılacak şey, elinden geldiğince hatalarını düzeltmek, mümkün olanları telafi etmek, olmayanlar için Allah’tan af dilemektir. Kur’ân’da, “Ey Allah’ın kulları, Allah’ın rahmetinden umut kesmeyiniz. Ancak inançsızlar Allah’ın acımasından umut keserler. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar” buyurulmaktadır. Hadiste de “Günahtan tövbe eden kimse, hiç günah işlememiş gibi olur” buyurulmuştur. Allah’ın affına güvenin, içiniz rahat olsun. Hayatı kendinize zindan etmenin bir anlamı yok. Ayrıca bu, sadece size değil çevrenize, çocuklarınıza da zarar verir. Sizin mutsuzluğunuz onlara da yansır. Onları üzmeye hakkınız yok. Allah kerim, kullarına rahimdir.
Namaz için zorlamayın
SORU: Maliki mezhebinden bir Müslümanım. 10 yıllık evliyim. Eşim bütün uyarılarıma rağmen namaz kılmıyor. Eşimi boşamam dinen doğru olur mu? Bu konuda benim sorumluluğum var mı? (N. O.)
CEVAP: Sevap da günah da bireyseldir. Eşinize güzellikle namaz kılmasını söylersiniz. Kılmıyorsa zorlamaya hakkınız yok. Namaz kılmadığı için boşamak da günahtır. Hoşgörülü olun. Zamanı gelir, o da kılar. İkide bir üstüne varmanız onda dine ve namaza karşı antipati uyandırır. O zaman siz buna sebep olmakla günaha girersiniz. Eşiniz Hristiyan olsa dahi onu İslâm’a girmeye zorlama hakkınız yoktur. O kendi dininde, siz de kendi dininizde kalarak evliliği sürdüreceksiniz. Dinin hükmü budur. Sırf namaz kılmadığı için eşinizi boşamayı düşünmek yanlıştır. Kur’ân “Güzellikle, sevecen biçimde, iyiliği emret, cahillere aldırma” buyurmaktadır.
Pişmanlığın huzursuzluğu
Haberin Devamı

