* Dünden devam
Peygamberimiz, veda haccında arkadaşlarına hitaben yaptığı konuşmada dedi ki: Bu ayınızda, bu ilinizde, bugününüz nasıl dokunulmaz ise kanlarınız ve mallarınız da öyle dokunulmazdır. İyi bilin ki, cehiliye âdetlerinin hepsini ayaklarımın altına aldım. Cahiliye döneminin kan davası gütmeleri ayaklarımın altındadır. İlk ayağımın altına aldığım kan davası, kendi kan davamız olan Haris oğlu Rabia’nın oğlunun kan davasıdır. Süt emmek için Sa’d Oğulları’nın yanına verilen bu çocuğu, Hüzeyl kabilesi öldürmüştü. Onun kanını kaldırıyorum. Cahiliye tefeciliği de ayaklarımın altındadır. Ayaklarımın altına aldığım ilk tefe, Abdul-Muttalib oğlu (amcam) Abbas’ın ribasıdır. Onun riba alacaklarının tamamını kaldırdım, ayaklarımın altına aldım.
Kadınlar hakkında Allah’tan korkun, çünkü siz onları Allah’ın bir emaneti olarak aldınız, Allah’ın sözü uyarınca onların ırzlarını kendinize helal kıldınız. Sizin onlar üzerinde haklarınız bulunduğu gibi onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Kadınların yiyecek ve giyeceklerini sağlamak size düşer. Size öyle bir şey bıraktım ki ona sarıldıkça asla sapmazsınız. Bu bıraktığım şey, Allah’ın kitabıdır. Benden bir şeyler soruyorsunuz, ne diyorsunuz?
- Senin, peygamberlik mesajını duyurduğuna, görevini yaptığına, bizlere öğüt verdiğine tanıklık ediyoruz.
Bunun üzerine Allah’ın Elçisi, işaret parmağını göğe doğru kaldırıp insanları göstererek üç defa,
- Şahid ol Allah’ım dedi.
İslâm’da zorluk yok
SORU: Bir yakınım ameliyat oldu. Şimdi eliyle ayağına dokunacak kadar eğilemiyor. Bu durumda namaz için abdest alırken ne yapmalı? (Mustafa Erşan Arısoy)
CEVAP: “Allah, hiçbir cana gücünün üstünde bir şey teklif etmez” (Bakara: 286) ayeti Kur’ân’ın temel ilkesidir. İslâm’da zorluk yoktur. İbadetin amacı, kulun Allah ile iletişim kurup huzura ermesidir. Madem yakınınız eliyle ayağına dokunamıyor, o zaman elinin erebildiği, ayağına en yakın olan bacak kısmını mesh eder. Bu yeterlidir. Allah kulunun, kendisini anmak ve kendisine yönelmek üzere abdest aldığını biliyor. Kulun bu niyeti, Allah’a yaklaşmak için yeterli bir yönelim değil mi?

