Peygambere atılan iftiralar

Bu ateistten aktardığınız sözler, onun kendi sözü değildir. Bunları vaktiyle şimdi Allah'ın huzuruna gitmiş olan Turan Dursun denilen kişi, "Din Bu" adıyla çıkardığı üç ciltlik kitapta ortaya atmıştı

Haberin Devamı

Soru: Bir ateist, Yahudi Benü Mustalik kavminin yaşadığı yer, Müslümanlarca fethedildiğinde Resulullah'ın, "kadın ve çocuklarla birlikte tümünün öldürülmesi" emrini verdiğini söyledi. Bir başka savaşta ise esir alınan kadınlar için yine Peygamber tarafından "azil" ruhsatı verildiğini ve Hz. Osman'ın halifeliği sırasında dinden dönenlerin ateş çukurlarına atıldıklarını iddia etti. İşin aslı nedir? (Erdoğan Özsarı)

Cevap: Bu ateistten aktardığınız sözler, onun kendi sözü değildir. Bunları vaktiyle şimdi Allah'ın huzuruna gitmiş olan Turan Dursun denilen kişi, "Din Bu" adıyla çıkardığı üç ciltlik kitapta ortaya atmıştı. Biz bu kitaba cevap olarak yazdığımız "Gerçek Din Bu" adlı kitabımızda bu kişinin olaylan nasıl çarpıttığını, nasıl uydurduğunu ispatlamıştık. Benu Mustalik (Mustalik Oğulları) Yahudi değil, öz beöz Arap kabilesidir. Onların öldürülmesi söz konusu değildir.

Çarpıtılarak anlatılan olay Benu Kurayza (Kurayza Oğulları) ile ilgilidir. Bu Yahudi kabilesi, Müslümanlarla ittifak yapmıştı. Ama onlar ittifakı bozdu. Birleşik Arap ordusuyla birlik olup Müslümanları yok etmeye kalktılar ancak başaramadılar. Bunun üzerine Peygamber, Kurayza Oğulları'nı kuşattı. Peygamber, Kurayzalılara bir hakem seçmelerini, onun vereceği hükme her iki tarafın da razı olacağını belirtti. Onlar da Şad ibn Muaz'ı hakem seçtiler. Şad, Yahudilere kendi kitaplarında bulunan bir ayetin hükmünü verdi. O da şuydu: "Kuşatılan bir kent karşı koymuş, savaşmış ise o kentin erkekleri öldürülür, kadınları ve köleleri esir edilir." Peygamber'in 400-700 kişiyi idam ettirdiği aktarılırsa da bu sayıda abartı vardır.

Hz. Peygamber savaşta gençlere müt'a yapmalarını önermiştir. Müt'a, geçici evlenmektir. Ama bu, esir alınan kadınlarla değil, bunu meslek edinen kadınlarla olmuştur. Hz. Osman zamanında dinden dönenlerin hendeklere doldurulup yakıldığı ise yalanın en rezillerinden biridir. Çünkü Hz. Osman zamanında dinden dönme olayı olmadı, Ebubekir zamanında oldu. Bu aslında dinden dönme de değildi, zekât vergisini vermeyerek devlete baş kaldırma olayıydı ki bu bir çeşit terör sayılır. Hz. Ebubekir, bunları yola getirmiş ve adamlar vergilerini ödemeye razı olmuşlardır. Ama yakma söz konusu olmamıştır, olamaz da. Bunların hepsi yalandır. Peygamberimiz, "Kimseye ateşle (yakarak) işkence etmeyiniz, Allah'tan başka hiç kimse yakarak cezalandırma hakkına sahip değildir" buyurmuştur.

DİĞER YENİ YAZILAR