"Peygamber ile savaşa giderdik"

Hz. Ayşe, H. 56-57 (676 yahut 677) yılı, Ramazan'ın 17'nci gecesi vefat etmiş, Bakî Kabristanı'na defnedilmiştir (Usdu'l-Ğabe: 5/504). Mu'avviz kızı Rubeyyi de, "Biz, Peygamber (s.a.v.) ile birlikte savaşa gider, askerlere su verir, yaralıları tedavi eder, Medine'ye taşırdık" demiştir

Haberin Devamı

Hz. Ayşe, H. 56-57 (676 yahut 677) yılı, Ramazan'ın 17'nci gecesi vefat etmiş, Bakî Kabristanı'na defnedilmiştir (Usdu'l-Ğabe: 5/504). Mu'avviz kızı Rubeyyi de, "Biz, Peygamber (s.a.v.) ile birlikte savaşa gider, askerlere su verir, yaralıları tedavi eder, Medine'ye taşırdık" demiştir (Buhârî, Cihâd: h. 1074-1075). İkinci Akabe bey'atinde Peygamber'e bey'at eden yetmiş kişi arasında yer almış olan, Rıdvan bey'atinde de bulunan Ka'b ibn Amr kızı Nuseybe, kocası Zeyd ibn Asım ile birlikte Uhud Savaşı'na katılmış, bozgun sırasında kılıcıyla Peygamber'i savunmuştur. Kendisinin şöyle dediği anlatılmaktadır:

"Su dolu kırbamla Uhud'a gittim. Allah'ın Elçisi (s.a.v.)'ne vardık. Henüz galibiyet Müslümanlarındı. Fakat Müslümanlar bozulunca Peygamber'in yanında durup bizzat savaşa katildim. Peygamber'i kılıcımla savunuyor, bir yandan da düşmana ok atıyordum. Yaralanıncaya dek savaştım."

Bu rivayeti aktaran yeğeni Ümmü Sa'd, "Nuseybe'nin omzunda derin bir yara gördüm. 'Bunu sana kim yaptı?' dedim. Allah kahretsin, İbn Kami'e yaptı' dedi.

Kahraman bir kadın
Müslümanlar Allah Elçisi'ni bırakıp gitmeye başlayınca İbn Kami'e geldi, 'Muhammed'i bana gösterin, o kurtulursa bana kurtuluş yok' dedi. Ben ve Mus'ab ibn Umeyr ve Allah Elçisi'nin yanında kalan birkaç kişi engel olmaya kalktık. Kılıcıyla bana bu darbeyi indirdi. Ben de ona birkaç darbe indirdim. Fakat Allah düşmanının üstünde iki zırh vardı" (İbn Hişâm, Sîret: 3/29-30).

Sonra Yemâme Savaşı'na da katilmiş olan Nuseybe, eli kesilinceye kadar savaşmış ve on iki yara almıştır (el-İsâbe: 4/418). Uhud'da yere düşen bayrağı Alkame kızı Amre alıp kaldırmış, onun yükselttiği bayrak çevresinde toparlanmaya başlayan Müslümanlar, kesin bir bozgundan kurtulmuşlardır. Hassan ibn Sabit, yere düşen bayrağı kaldıran bu kahraman kadın hakkında şöyle demiştir: "Eğer Hârisli kadının (Amre) bayrağı olmasaydı, Müslümanlar, hayvanlar gibi götürülüp çarşılarda satılırlardı" (İbn Hişâm, Sîret: 3/25-26). Uhud Savaşına katılanlar arasında Peygamber'in kızı Fâtıma da vardı. Babasının yaralandığını gören Fâtıma, boynuna sarıldı, yarasını yıkadı. Fakat Peygamber'in yarasından akan kan gittikçe artıyordu. Fâtıma bir hasır parçası alıp yaktı, külünü yaranın üstüne bastı, kan durdu (Fethu'l-Bârî: 7/286).

DİĞER YENİ YAZILAR