SORU: İnternette rastladığım ve gerçekliği kanıtlanmış Nepal/Tibet öğretisini icra eden bir kişinin, bilim adamlarının gözetiminde yerden yükselip çatıdan çatıya uçtuğunu izledim. Bu bir mucize midir? Kuran rehberliğinde bu olayı açıklar mısınız? (Mete Can Okumuş)
CEVAP: Her insan ruh taşır. Özel eğitim görenler, ruhun saklı, içsel gücünü ortaya çıkarabilirler. Bu, herhangi bir dine veya ırka özgü değildir. Ruh taşıyan her insan aynı imkâna sahiptir. İslâm âleminde tasavvuf mensupları, dervişler ruh gücünü ortaya çıkarabilmek için riyazet yaparlar, aç kalırlar, gece gündüz zikirlerle düşüncelerini bir noktaya (Allah sevgisine) odaklarlar. Sonunda ruhun ışıkları görünür, güçleri ortaya çıkar. Hindistan’da ve uzakdoğu ülkelerinde de ruhu geliştirmek için birtakım eksersizler yapılır. Bu eksersizler sonucunda gerçekten ruh gücü ortaya çıkar. Ruh bedene baskın olunca beden yoğunluğunu kaybeder ve insan bedeniyle uçabilir. Onun için eski mutasavvıflar arasında tayy-i mekân (mekânı aşarak aynı anda uzak mesafelere gidebilme, aynı anda birkaç yerde bulunabilme) olayı bilinirdi.
İslâm’da buna keramet denilir. Bu gibi olaylar sadece Müslümanlara özgü değildir. Ruhunu arındıran ve manevi güçlerini geliştiren başka din mensubu insanlarda da olabilir. İslâm literatüründe Müslüman olmayan veya İslâm ahlakına uymayan kimselerde görülen böyle olağanüstü olaylara istidrac denilir. Bu gibi şeyler bir eğitim sonucunda ulaşılan olgulardır. Ama böyle yapan her insan, Allah katında makbul insan olmaz. Makbul olma ölçüsü dinin gereklerine, ahlak ilkelerine uymaktır.
Bundan dolayı büyük veli Bayezid, “Bir insanın gökte uçtuğunu, su üstünde yürüdüğünü görseniz dahi onun eylemlerini kitap ve sünnetle tartmadıkça kabul etmeyiniz” demiştir. Kaldı ki o görüntülerde adamın bu işi şova döktüğü anlaşılmaktadır. Şov için bu tür şeyleri yapmak zaten hiçbir dinin özüyle bağdaşmaz. Bazı kişiler, karateciler sekiz tuğlayı bir vuruşta kırabiliyorlar. Bunlar ne evliyadır, ne üstün insandır, sadece aldıkları eğitimle düşüncelerini bir noktaya odaklaştırıp ruh güçlerini kullanmasını bilenlerdir. Ama bu tür hareketler, insanın bu dünyadan sonraki makamını belirlemez. O makamı belirleyecek olan yüksek ahlaktır, Hakk’ın buyrukları doğrultusunda yaşamaktır.
Özel eğitim görenler ruhun saklı gücünü ortaya çıkarabilir
Haberin Devamı

