'Övgü, âlemlerin Rabbine mahsustur'

Cennet hiç kimsenin tekelinde değildir. Kur'ân-ı Kerîm, cennet vizesi almak için üç şart belirlemiştir. Bunlar, Allah'a şirksiz, ahirete şeksiz inanmak ve sâlih amel (yararlı eylem) yapmaktır

Haberin Devamı

Cennet hiç kimsenin tekelinde değildir. Kur'ân-ı Kerîm, cennet vizesi almak için üç şart belirlemiştir. Bunlar, Allah'a şirksiz, ahirete şeksiz inanmak ve sâlih amel (yararlı eylem) yapmaktır. Bu şartları kendisinde taşıyan herkes, dini ne olursa olsun, cennete girecektir. Cennet iddia ile olacak şey değil, bir olgunluk, ruh temizliğiyile ulaşılacak manevi bir ödüldür. İşte bu ruh temizliğine, Kur'ân'ın belirlediği üç şeyle yani Allah'a, ahirete inanıp bu inancın gereği olarak Allah'a kulluk etmek ve güzel işler yapmakla ulaşılır.

Kur'ân'a göre Allah, yalnız belli bir zümrenin Rabbi değil, bütün âlemlerin Rabbidir. "Övgü, âlemlerin Rabbine mahsustur" ayeti, namazın her rekâtında okunarak Allah'ın, bütün yaratıkların Rabbi olduğu vurgulanır. Âlemlerin Rabbi olan Allah'ın, rahmeti de belli bir zümreye özgü değil, her yaratığına yaygındır. Evet O'nun gazabı da var ama rahmeti, gazabını geçmiştir: "Rabbiniz, kendisine rahmeti yazmış(acımayı prensip edinmiş)tir", "Rahmetim, herşeyi kaplamıştır" (Kutsi Hadis).

Her peygamber, insanlığa bu sonsuz ilâhi rahmeti sunmaya çalışmış ve Allah'a şirksiz, ahirete şeksiz inanan ve sâlih amel yapan her ilâhi din mensubunu cennetle müjdelemiştir: "Şüphesiz inananlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiiler(den) Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi iş(ler) yapanlara, Rableri katında mükâfat vardır, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir" (Bakara: 62, Mâide: 69).

Bakara: 62'nci ayetin tefsirinde İmam-ı Kuşeyri şöyle diyor: "Asıl bir olunca yolun ayrılığı, güzel kabul görmeye engel olmaz. Her kim yüce Allah'ın ayetlerini doğrular, O'nun kendi zatı ve sıfatları hakkında söylediklerine inanırsa, şeriatın farklı olması, isim ayrılığı, rızayı kazanmaya zarar vermez..."

Kur'ân'ın getirdiği bu prensip bu kadar açıkken neden bilmem, bu ayetleri, hep önyargıların sislendirdiği renkli gözlüklerle görüp, ille dinini bırakmayan bütün kitap ehlinin cehennemlik olduğu iddia edilmiştir?

Sanki Allah, kullarını yakmaktan zevk mi alır?

Haşa O, iyi kullarını yakmayacak kadar merhametlidir. "Allah, kullara zulmedici değildir." Kur'ân, Hac Suresi'nde, her üç dinin mabetlerini Allah'ın anıldığı kutsal mekânlar olarak takdim etmektedir: "Onlar, sırf 'Rabbimiz Allah'tır' dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkanldılar. Eğer Allah'ın bazı insanlan diğer bazılarıyla savunması olmasaydı, içlerinde Allah'ın ismi çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler yıkılırdı. Allah, kendi(dini)ne yardım edene elbette yardım eder. Kuşkusuz Allah, kuvvetlidir, galiptir" (Hac: 40).

Yarın: Allah'ın merhameti geniştir, boldur.

DİĞER YENİ YAZILAR