Ormanlarımıza sahip çıkalım

Yine yaz ve tatil zamanı geldi. İnsanlar yazlıklarına sağlıkla gitsin, sağlıkla dönsün. Ama bazı sürücüler, içtikleri sigarayı yanık vaziyette arabanın penceresinden dışarıya atıyor...

Haberin Devamı

Yine yaz ve tatil zamanı geldi. İnsanlar yazlıklarına sağlıkla gitsin, sağlıkla dönsün. Ama bazı sürücüler, içtikleri sigarayı yanık vaziyette arabanın penceresinden dışarıya atıyor. Bir kere bu, yolda giden diğer insanlara saygısızlıktır. Sokakları kirletmektir. Ayrıca ağaçlı bölgelerde atılan bu yanık izmaritler orman yangınlarına neden oluyor. Piknikte mangal yakanlar, dikkat etmezlerse sıçrayan bir kıvılcım, 40-50 yılda yetişebilen ormanları birkaç saat içinde yok ediyor. Bu vesileyle 15 Nisan 1977 tarihli Diyanet gazetesinde yazmış olduğum başyazıyı gündeme taşımak istiyorum.

Bahar geldi. Ağaçlar çiçek ve yaprak açtı. Güller de açmaya başlıyor. Tabiat yine yeşillendi. Ağaçların yemyeşil giysilere bürünmesi, doğaya bambaşka bir güzellik veriyor. Kuran-ı Kerim'de ağaç, bitki tasvirleri önemli bir yer tutar. Uçan kuşlar, yeşeren doğa, hal diliyle Allah'ın varlığını ve kudretini haykıran birer ayet kabul edilir. Sonbaharda yapraklarını döken ağaçların ilkbaharda yeni bir canlılığa kavuşması, öldükten sonra dirilmeye bir örnek gösterilir.

"... Yeri de kurumuş, ölmüş görürsün. Fakat biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çifti bitirir" (Hac: 5). "Gökten bereketli bir su indirdik, onunla bahçeler ve biçilecek dane(li ekin)ler bitirdik. Birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları yetiştirdik, kullara rızık olması için. Ve o su ile ölü bir ülkeye can verdik. İşte çıkış da öyledir" (Kaf: 9-11).

Doğayı gayet tatil bir dille canlandıran daha pek çok ayet var. Bunlar insanlara ağaç sevgisini, tabiat sevgisini aşılar. Peygamberimiz Hz. Muhammed de insanları ağaç dikmeye, ağacı korumaya teşvik etmiş ve "Bir Müslüman bir ağaç diker, ya da bir ekin eker de ondan insan, hayvan veya herhangi bir yaratık yerse o, kendisi için sadaka olur" buyurmuştur.

Kişi beşikten mezara kadar ağaca muhtaçtır. Evimizin kapısı, penceresi, mobilyası ağaçtan yapılır. Ağaç yurdumuzun havasını temizler. Fabrika bacalarından, sobalardan, ocaklardan çıkan dumanlar temiz havayı kirletir. Ağaçlar ise kirlenen bu havayı alır, yapraklarındaki yeşil madde yardımıyla güneş ışığı karşısında klorofil özümlemesi yapar. Kendi bünyeleri için gerekli odun ve nişastayı temin eder. Oksijen açığa çıkar. • Devamı yarın

DİĞER YENİ YAZILAR