Son birkaç gün içinde ülkemizin akciğerleri, oksijen deposu binlerce hektar orman kül oldu. Çukurova Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Prof. Dr. İbrahim Ortaş’ın yazdığına göre ülkemizde 1937 yılından günümüze kadar yaklaşık 80 bin orman yangınında 2 milyon hektara yakın orman alanı yanmış. Orman yangınlarının nedeni yüzde 6 doğal olaylarken yüzde 94 gibi büyük bir bölümü insan kaynaklıdır. Bunların da büyük kısmı kasıt, ihmal, dikkatsizlik ve kazalardan kaynaklanıyor. Maalesef yazın sıcağında otomobilinde giderken sigarasının izmaritini rastgele yola savuran sürücülerin neden olduğu yangınlar az değildir. Ormana bırakılan bir şişe, bir cam parçası güneşin ışığını soğurunca yüzlerce dönüm ağacı kül edebiliyor.
Otlar da, ağaçlar da canlıdır. Sultan Fatih’in, “Ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim” dediği anlatılır. Ormanı korumak milli ve dini görevimizdir. Çünkü Peygamberimiz de “Bir fidan keseni Allah’ın cehenneme atacağını” vurgulamıştır. Arsa rantının en yüksek olduğu Bodrum Belediye Başkanı Mazlum Ağan, her şiddetli rüzgarda ilçede orman yangının çıkmasının tesadüf olmadığını söylüyor. Yakılan yerlerin çeşitli dalaverelerle 2B yasasına konu edilmemesi için derhal ağaçlandırılması gerekir. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın toplumun her kesiminde başta ilk öğretim okulları olmak üzere ciddi bir bilinçlendirme seferberliğini başlatması lazım.
Prof. Dr. İbrahim Ortaş, yangın konusunda kamu bilincine örnek olarak Yunanistan’daki kamusal tepkiye dikkat çekiyor: “Yunanistan’da halk örnek bir davranış gösterdi.
2 Temmuz 2007 tarihinde Atina yakınlarındaki Ulusal Doğal Park’ta meydana gelen yangında çok önemli canlı türü de yanarak yok oldu. Bunun üzerine halk Yunanistan parlamentosu önünde büyük bir gösteri yaparak kaybolan doğanın ve oksijenin akciğerlerini geri istediklerini belirttiler.” Aynı tarihlerde ülkemizin turizm cenneti Bodrum’da 8 Temmuz 2007 tarihinde çıkan yangın, 1100 hektarlık makilik ve ormanlık alanı yok etti. İzmir’in 4 ayrı yerinde, birbirine yakın saatlerdeki makilik ve ormanlık alanlarda yangın çıktı. Hiç kimsenin, kişisel hesaplarla ülkeyi çoraklaştırıp çölleştirmeye hakkı yoktur. Bu vatan hepimizindir. Bu hava, su ve toprak, üstünde yaşayan her canlının malıdır. Bu topraklara, bu ağaçlara, bu tabiat varlıklarına sahip çıkmak, her şahsın hem vatan hem de din borcudur.
Orman yangınları ve çevre bilinci
Haberin Devamı

