Organ bağışı büyük sevaptır

Haberin Devamı

SORU: Bir profesör, “organ nakli caiz değildir, almam da vermem de...” diye bir ifade kullanmıştı. Bunu savunurken de “organlarımız bize Allah tarafından verilen bir emanettir” demişti. Bana göre de emanettir ama bu emanetin toprağa gömülmesi yerine bir hastaya derman olması daha sevap değil mi? Ben böyle düşünüyorum. Sizin görüşünüz nedir? Bazı hocalar arasında bu konudaki fikir ayrılığı nereden kaynaklanıyor? İslâm, bu kadar zor bir din midir ki herkes başka fetva veriyor? (Aysel Artem)

CEVAP: O profesör ne derse desin, organ bağışı en sevap işlerden biridir. Bedenimiz ve organlarımız elbette Allah’ın emanetidir. Biz sağlığımızda bunları koruruz. Bu bizim görevimizdir. Ama öldükten sonra organların bir başkasında görev yapması daha iyi değil mi? Hatta koruma açısından düşünürseniz toprakta çürütmek yerine bir başkasında yaşatmak, emaneti daha çok koruma anlamına gelmez mi? Birtakım basit düşünceli insanlar hiçbir kanıta dayanmadan, kısır akıllarıyla dine haramlar sokup dini zorlaştırıyorlar. Din adamları arasındaki ayrılıklar vizyonsuzluktan kaynaklanıyor. Bilgi eksikliği insanları vizyonsuz yapar. Firdevsi’nin dediği gibi “Bilgili olan güçlü olur.” Kur’ân bazında düşünenler vizyonlu insanlardır.

*****

Kur’ân hayat kitabıdır

SORU: Her gün kelime-i tevhit ve İhlas Suresi’ni 100 kez çekiyorum. Bunları kendi kabrime ve ölmüşlerime bağışlayabilir miyim? Böyle bir şey mümkün mü? (Sude Naz)

CEVAP: İhlas Suresi’ni veya herhangi bir sure veya ayeti, “şu kadar kez okumak şöyle sevaptır, böyle sevaptır, bunlar birilerinin ruhuna ve kendi kabrine bağışlanmak için okunur” şeklinde ne ayet var ne de hadis. Nedir bu uygulamalar? Niçin Kur’ân ve sünnet ışığında yürümüyor da şunun bunun batıl sözlerine göre hareket ediyorsunuz? Kur’ân mezarlık kitabı değil, hayat kitabıdır. İhlas’ı çok okumak önemli değil, önemli olan İhlas’ın anlattığı tevhit çizgisini yani her türlü şirkten uzaklaşmayı ruha sindirebilmektir. Siz İhlas Suresi’ni 100 kere okuyorsunuz, güzel, elbette sevap olur. Ama Peygamberimiz böyle bir şey yapmadı. Ama kendisi günde 100 tövbe ve istiğfar ettiğini yani Allah’tan af ve mağfiret dilediğini buyurmuştur.

DİĞER YENİ YAZILAR