Okurumdan gelen ‘yiğitçe’ bir mektup

Okurum Ali İhsan Türkyiğit’in göndermiş olduğu mektubu, siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim: “Muhterem hocam, affınıza sığınarak aşağıdaki hususlarda görüşlerinizi istirham ediyorum

Haberin Devamı

Okurum Ali İhsan Türkyiğit’in göndermiş olduğu mektubu, siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim: “Muhterem hocam, affınıza sığınarak aşağıdaki hususlarda görüşlerinizi istirham ediyorum. Allah’ın ilk emri ‘oku’ olmasına rağmen maalesef İslâm âlemi büyük bir karanlığın içerisinde ve bu cehaletle iftihar edenler çoğunlukta. Sadece vatandaşın değil, bazı imam kardeşlerimizin dahi Kur’ân-ı Kerim’i tek bir defa anlayarak okumadığını yakından biliyorum.

Siyasal bilgiler eğitimimden önce imam hatip okulunu bitirdim. Görev yapan arkadaşlarımda gördüğüm en acı husus, gelip geçen yılların bilgi dağarcıklarına hiçbir ekleme yapmamış olmasıdır. Eskilere, eski söylemlere öyle büyük itibar var ki, hayret ediyorum. Sizler gibi İslâm ilminde ehliyet sahibi kişilerin değil, kerameti kendinden menkul ve müritlerinin uçurduğu şıhların baş tacı edilmelerini içime sindiremiyorum. Bunca ilminize, araştırmalarınıza ve tecrübenize rağmen, halkın hâlâ mekteplilerin değil de alaylıların sözlerine inanması yüreğimi burkuyor. Bu durumun, cehaletin tezahürü olduğunu biliyorum ama okumayarak iltifata mazhar olanların sayısının hızla artmasını kabullenemiyorum.

Artık aydınlığa çıkmalıyız
Diyanet’ten maalesef ümidimi kestim. Zengin sofralarında dolaşmayı, doğruları değil hoşa gelenleri söylemeyi sürdürüyorlar. Acaba bu zulmetten aydınlığa çıkmak nasıl mümkün olacak? Sizin okuduğunuzun binde birini okumamış kişilerin sözlerine itibar etmekten ne zaman ve nasıl vazgeçecekler?

Anatomi okumayanlara doktor unvanı verilmezken, kendi kutsal kitabını okumaktan aciz kişiler, ‘hoca’ sıfatını ne zaman terk edecekler? Daha açık söyleyeyim, ilim ehli ne zaman hak ettiği mevkide olacak? Sizler gibi bu işe ömrünü vermiş kişilerden istifade edilmemesinin ağır vebalini ne zaman kavrayacaklar? Saygılarımı sunar, ışığınızın sürekli aydınlatmasını dilerim.”

* Çok derin bir derdimize parmak basan Ali İhsan Türkyiğit’e, bu yiğitçe mektubu için teşekkür ederim.

DİĞER YENİ YAZILAR