Okuma özürlülere ne analatabiliriz ki?

(DÜNDEN DEVAM) İnandırıcı olmak için dünkü yazımda orijinalini koyduğum metnin kısaca çevirisi şöyledir: "Tebennî (evlat edinme), islâm öncesi Arabistan'da evlatlığı, evlat edinenin çocuğu sayan bir uygulamaydı

Haberin Devamı

İnandırıcı olmak için dünkü yazımda orijinalini koyduğum metnin kısaca çevirisi şöyledir: "Tebennî (evlat edinme), islâm öncesi Arabistan'da evlatlığı, evlat edinenin çocuğu sayan bir uygulamaydı. Evlat edinenle evlatlığın, aynı kadınla evlenmesini yasaklayan bu uygulama, islâm'ın ilk yıllarında (doğrusu ileriki yıllarında) inen Kur'ân'in 33. suresinin (Ahzâb Suresi) 4-5. ayetleriyle kaldırılmıştır. Bu uygulamanın kaldırılmasıyla Hz. Muhammed, vaktiyle evlatlığı olan Zeyd'in boşadığı karısı Zeynep ile evlenmiştir (Kur'ân: 33: 37). Avner Giladi."

Yazarın işaret ettiği ayet, Ahzâb Suresi'nin 33. ayetidir: "Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikahladık ki (bundan böyle) evlatlıktan, kadınlarıyla ilişkilerini kestikleri zaman o kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın buyruğu (her zaman) yerine getirilmiştir."

Bu ayette işaret edilen zat, Zeyd ibn Hârise'dir. Çocukluğunda annesinden çalınıp köle diye satılmış ve Hz. Hatice kendisini satın almıştı. Hz. Hatice'nin hediye ettiği bu çocuğu, Hz. Muhammed, peygamberliğinden önce azad edip evlat edinmişti. Kendisi, Zeyd'i çok severdi. Onu evlat edindiği gibi azadlı cariyesi Ümmü Eymen ile de evlendirmiş, sonra halasının kızı Zeyneb Binti Cahş'ı ona nikahlamıştı.

Sınırlama kaldırıldı
Zeyneb, bir türlü ısınamadığı Zeyd'e karşı asaletiyle ovunurdu. Zeyd, karısının kendisini aşağılamasına daha fazla dayanamayarak onu boşadı. Hz. Peygamber de kendisine gelen vahye dayanarak Zeynep ile evlendi. Zeyneb'in, Allah'ın Elçisi tarafından nikâhlanması, İslâm hukuku bakımından önemli bir hikmete dayalıydı. O zamana dek, evlat gibi kabul edilen evlatlığın karısıyla evlenilmezdi. Bu, hoş olmayan birtakım olaylara neden oluyor ve insanları bağlayıcı bir engel oluşturuyordu. İslâm, öz oğul biçiminde bir evlatlık anlayışını kabul etmemektedir. Evlat ancak insanın kendi öz çocuğudur. Allah'ın koyduğu yasa böyledir.

İnsan birini evladı gibi sevebilir ama bu manevi sevgi, öz evlatta olduğu gibi bir evlenme yasağı oluşturmaz. Bu konuda mecburiyet yok. Sadece sınırlama kaldırılmıştır. Kişinin, evladı olarak gördüğü insanın boşanmış karısıyla evlenmesi toplumca hoş karşılanmaz ama bazen böyle bir zorunluluk doğabilir. İşte bu takdirde engel kaldırılmış, insanların yolları kolaylaştırılmıştır. Biz yazımızda bunu açıklamaya çalıştık. İnternete bakanlar, olayı bizim açıkladığımız tarzda açıklayan yığınlarca bilgi bulurlar. Ama okuma özürlülere ne anlatabiliriz ki?

DİĞER YENİ YAZILAR