Ödül ve ceza hükmü sadece Allah'a aittir

Allah'ın rahmeti bütün kullara yetişir. Yeter ki kul, o rahmete koşsun

Haberin Devamı

Allah'ın rahmeti bütün kullara yetişir. Yeter ki kul, o rahmete koşsun. Çünkü yüce Allah, kendisine bir karış yaklaşana iki kanş yaklaşır, bir kulaç yaklaşana iki kulaç yaklaşır. Kendisine yürüyerek gidene koşarak gelir. Hadîs-i Kudsî ile belirtilen bu ifadeler, Allah'ın kullarına olan sevgi, şefkat ve merhametini sembolize etmektedir.

Allah, hangi kulunu daha çok sever? Bunu ancak kendisi bilir. Allah'ın veli kullarının bazılarında, Allah'ın bir lütfu olarak kerametler (olağanüstü şeyler) görünür. Bu, onların veliliğinin işareti olabilir. Fakat kulun, Allah katındaki mertebesini tam belirtmez. Çünkü Allah katında hangi kul, hangi veli en yüksektir, bunu Allah bilir. Herhangi bir kulun, Allah katında en yüksek dereceye eriştiğini söylemek, peygamberlik iddia etmek demektir.

Tamamen saçmalıktır
Zira Allah'tan vahiy alan yalnız peygamberlerdir. Allah ile haberleşmeyen kimselerin, bir kul hakkında, "En yüksek dereceye erişti" demeleri, boş zandır, iddiadır, hatta saçmadır. Allah ile konuşmadığına, Allah kendisine böyle bir şey söylemediğine göre bunu nereden biliyor? Eğer bizzat Allah ile temas kurmuş, O'ndan melek vasıtasıyla vahiy almışsa o zaman peygamberdir. Halbuki Hz. Muhammed (s.a.v.)'den sonra peygamber gelmeyecektir. O halde üstünlük iddiası saçmadır.

Cennet, cehennem Allah'ın ödül ve ceza evidir. Allah, dilediğini ödüllendirir, dilediğini cezalandırır. Hüküm O'na aittir. Biz O'nun adına dilediğimizi cennete, dilediğimizi cehenneme gönderme yetkisine sahip değiliz. Hiç kimse de ahiretteki yerini bilemez. Allah, Hz. Muhammed'e şöyle buyurur: "De ki: Ben, bana ve size ne yapılacağını bilmem. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım" (Ahkaf: 9).

"Dilerse sizi affeder"
Yine buyurur: "Öyleleri var ki işleri Allah'ın buyruğuna bırakılmıştır. Allah dilerse onları cezalandırır, dilerse bağışlar" (Tevbe: 106) ve Peygamber de dahil, hiç kimsenin, Allah'ın vekili olmadığını, Allah'ın affetme veya cezalandırma işine karışmayacağını vurgular. İsrâ Suresi'nde, müşriklere hitaben buyurur: "Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır (affeder), dilerse size azabeder. Biz seni onların üzerine vekil göndermedik" (İsrâ: 54).

Kur'ân, insanlar hakkında iyi duygular beslemeyi emrettiği için biz, herkes hakkında hüsnü zan besleriz. Hatta herkesi Allah'ın velisi (sevgili kulu) sansak daha iyi olur.

Yarın: Cami, herkesin huzur duyacağı bir yerdir.

DİĞER YENİ YAZILAR