Okurlarımdan Kenan Temel'in öğrenmek istediklerini soru-cevap şeklinde veriyorum.
Soru: Bazı kitaplarda şöyle diyor: "Cahil bir insan, kötü niyetli olmasa da (dine ait bir şeyi hafife alma ve dine ait bir şeyi inkâr etme niyeti olmasa da) küfre düşürecek bir söz ve davranışı işlerse küfre girer, yani kâfir olur." Dini bilgisi yeterli olmayan, dini bilmeyen, anadan babadan gördüğü gibi gelen ve dini yeterince öğrenme imkânı bulunmayan biri küfrü gerektirecek bir söz söyler, davranışta bulunursa küfre girer ve kâfir olur, öyle mi? Küfre girme meselesinde bir Müslüman aklına, anlayış kapasitesine, dinde bildiklerine ve imkânlarına göre mi sorumludur, yoksa her Müslüman'ın küfre girme tehlikesi karşısındaki durumu aynı mıdır? Dini bilgisi normal olan bir Müslüman'la bir İslâm aliminin küfre girme tehlikesi karşısındaki durumları aynı mıdır? Bir de küfre giren bir insanın geçmişteki ibadetlerinin silineceği, nikâhının düşeceği söyleniyor. İslâm dininin kolaylık dini olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu söylenenler bana kolaylık gibi gelmiyor. Şimdi Müslüman olmak isteyen biri, küfre girmeyle ilgili bu söylenenleri duyduğunda Müslüman olmaktan vazgeçebilir. İslâm dinini kolay ve rahat bir şekilde yaşamak varken neden bazıları dini zorlaştırmaya çalışıyor?
Cevap: Buhârî'nin başında bulunan mütevâtir bir hadiste, "Ameller niyetlere göre değerlendirilir" buyurulmaktadır. Kasıtsız yapılan eylemlerin bir değeri yoktur. Namaz kılma niyeti olmadan namaz hareketleri yapmakla namaz kılınmış olmaz. Ancak niyetle yani bilinçli olarak yapılan ibadete ibadet denilir. İnkâr kastı olmadan söylenen söz de insanı dinden çıkarmadığı gibi zor karşısında yapılan inkâr da insanı dinden çıkarmaz. Ayrıca kasıtsız hataların, insanı sorumlu kılmayacağını Kur'ân vurgulamaktadır: "Yanılarak yaptığınızda size bir günah yok fakat kalplerinizin bile bile yaptığınızda günah vardır" (Ahzâb: 5).
Size söylenen o sözler veya o harcı alem kitaplarda bulduğunuz görüşler, dinin temel kaynaklarından değil, insanların düşüncelerinden alınmıştır. Onlar din değildir. Kur'ân, Allah'ın, insanların gönüllerine baktığını vurgular: "O, gönüllerde olanı bilir." Demek ki önemli olan bilinçtir, niyettir. Peygamberimiz de, "Allah sizin görünüşlerinize ve mallarınıza bakmaz fakat sizin gönüllerinize ve eylemlerinize bakar" buyurmuştur. Bilinçli olmayan eylemin değeri yoktur. Sözün özü budur:
İmam E Râzî'nin dediği gibi: "Yapılan ibadetler, eğer niyete, içteki düşüncelere bağlı değilse onlara mükâfat veya ceza verilmez. Uyuyan kimse, yaptığı hareketlerden sorumlu olmadığı gibi zor karşısında inkâr da insanı sorumluluğa düşürmez."
(Devam edecek)
"O, gönüllerde olanı bilir..."
Soru: Bazı kitaplarda şöyle diyor: "Cahil bir insan, kötü niyetli olmasa da (dine ait bir şeyi hafife alma ve dine ait bir şeyi inkâr etme niyeti olmasa da) küfre düşürecek bir söz ve davranışı işlerse küfre girer, yani kâfir olur."
Haberin Devamı

