Namazın temeli Allah'ı anmadır

Bir okurumun, adetli kadınların ibadetiyle ilgili VATAN gazetesindeki köşemde çıkan yazımla, "Yeni İslâm İlmihali" adlı eserimin 1979 baskısındaki bilgilerin birbirlerine uymadığını ve bu konuda benden bir açıklama istediğini dünkü yazımda belirtmiştim...

Haberin Devamı

Bir okurumun, adetli kadınların ibadetiyle ilgili VATAN gazetesindeki köşemde çıkan yazımla, "Yeni İslâm İlmihali" adlı eserimin 1979 baskısındaki bilgilerin birbirlerine uymadığını ve bu konuda benden bir açıklama istediğini dünkü yazımda belirtmiş ve bu konuda bazı açıklamalarda bulunmuştum. Ancak okurumun aklına takılan bir husus kalmaması için aynı konuya bugün de devam ediyorum.

Temizlenme ayrı, namaz kılma ayrı şeydir. Hiçbir şey namaz gibi bir ibadete engel olamaz. Çünkü namazın temeli Zikir(Allah'ı anma)'dir. Rükû ve secde talî rükünlerdir. Rükû ve secdeyi yapamayan kimseden bunlar düşer ama Allah'ı anma olan temel öğe düşmez. Kur'ân, "Beni anmak için namaz kıl" (Tâhâ: 14) buyurmaktadır. İnsan her halde Allah'ı anabilir.

Kadınların, âdet halinde Allah'ı zikredebilecekleri, okunan Kur'ân'ı dinleyebilecekleri, dua edebilecekleri hususunda fikir ayrılığı yoktur. Namazın temel öğesi olan zikir yapılabildikten sonra eğilip kalkmak mı yasaktır? Bunlar harekettir. Eğer zikir yoksa zaten o namaza ve o harekete ibadet denmez ki...

İslam'ın zararına olur
Cünup olan kimse de yıkanma imkânı bulamadığı takdirde teyemmüm ederek namazını kıldığına göre, kadının bir özür hali olan âdet durumunda niçin namaz kılınmasın? Bu konuda Kur'ân bir yasak koysa ona kimsenin bir diyeceği olamaz. Ama Kur'ân, erkeklere, âdet durumunda hanımlarıyla cinsel ilişkide bulunmayı yasaklamış, bunun dışındaki kadının kendisine bir kısıtlama getirmemiştir.

Dediğim gibi bu durumdaki kadın, zayıf düşeceği için oruç tutmayabilir ama namazını kılmalıdır. Şayet ayakta duramıyorsa oturarak, hatta uzanarak da kılabilir. Çünkü namazın temeli Allah'ı anmaktır. Hiç kimsenin, Allah'ın geniş yolunu (şeriatını) daraltmaya, dini zorlaştırmaya hakkı yoktur.

Her 25-30 günde 3-10 gün kadının ibadetten uzak durması onu ibadetten, namazdan soğutur. Bu da İslâm'ın yararına değil, zararınadır. Bu konudaki geniş açıklamamı, "Kur'ân Ansiklopedisi, hayd maddesi"nden ve "Yeni İslâm İlmihali"nden okuyabilirsiniz.

Klonlama, normal bir üreme yolu değildir!
Soru: İslâm dininin klonlama olayına bakış açısı nedir? Açıklar mısınız?

Cevap: "Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim: Hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim: Allah'ın yaratışını değiştirecekler. Kim Allah'ın yerine şeytanı dost tutarsa, muhakkak ki açık bir ziyana uğramıştır" (Nisa: 119) ayetinden, yaratılış yasasına aykırı uygulamaların şeytan dürtüsüyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Kanaatime göre klonlama, normal üreme yolu değildir. Bu tür yöntemlere başvurmak, ileride insanlığın başına dert açar. Ben bunun haram olduğu kanısındayım.

DİĞER YENİ YAZILAR