Namazın 'fazla'sı olmaz

Kur'ân Peygamber'e, Allah'ı hatırlaması için namaz kılmasını emretmiştir. Asgari namaz için belli zamanlar göstermiştir. Ama gecenin ve gündüzün çeşitli zamanlarında da Allah'ı anması emredilmiş, bunun için kesin zaman belirtilmemiştir

Haberin Devamı

Soru: Sayın hocam, namazın 3 vakit olduğunu belirttiğiniz yazınızı okudum. Merak ettiğim konu şu: "Ben Kur'ân'ın dışında hiçbir şey yapmadım" diyen Resulallah, nasıl olur da ikindi ve yatsı namazını kılar? Ya da yalnız O'na farz kılınan namazları neden bizler de farz olarak algılıyoruz. "Yalnız sana..." diye başlayan ayetler var bir de "İman edenlere söyle..." diye başlayan ayetler var. Burada bir ayrım yok mu? "Yalnız senin eşlerine, arada bir perdeyle baksınlar (Böyle bir ayet yok. Okurum bunu nereden almışsa, çarpıtmadır, bozuktur)" ayetinde olduğu gibi yalnız Peygamber Efendimiz'in eşlerine farz kılınan cilbap (halk diliyle kara çarşaf) neden Müslüman kadınlara da giydiriliyor. Ayet yalnızca Peygamber Efendimiz'in kadınlarına hitap etmiyor mu? (Ali Altuntaş)

Cevap: Kur'ân Peygamber'e, Allah'ı hatırlaması için namaz kılmasını emretmiştir. Asgari namaz için belli zamanlar göstermiştir. Ama gecenin ve gündüzün çeşitli zamanlarında da Allah'ı anması emredilmiş, bunun için kesin zaman belirtilmemiştir. Peygamber'in kendiliğinden namaz kılması, Allah'ın emrine aykırı değildir ki. Namaz, ne kadar çok kılınırsa o kadar iyidir. Ama asgarisi Kur'ân'da belirtilendir. Mesela zekât, malın fazlasından bir miktarını yoksullara vermektir. Zekâttan ayrı olarak sadaka vermek de güzeldir, buna teşvik edilmiştir.

Kuran-ı Kerim'in emri
Peygamber'in kendiliğinden, Allah'a yaklaşmak için münferit kıldığı namazlar sünnet, cemaatle kıldığı öğle, ikindi ve yatsı namazlarına farz denmiştir. Bu farzlar Peygamber'in uygulamasıyla sabittir. Ama sabah, akşam ve gece namazı, Kur'ân'ın açık emriyle sabittir. "Yalnız sana..." şeklindeki ifade, aslında Kur'ân'ın ifadesi değildir. Kur'ân'ın ifadesi, "Ve minelleyli fetehecced bihi nafileten lek" şeklindedir. Burada "nafileten lek", yalnız sana değil, "Yukarıda anlatılan namazdan ayn olarak üstelik senin, geceleyin de kalkıp Kur'ân okuman, ibadet etmen gerekir" demektir. Bu söylemden gece ibadetinin yalnız Peygamber'e özgü olduğu anlamı çıkmaz. "Namaz kıl" şeklindeki emrin muhatabı da Peygamber'dir ama bu emir müminleri de bağlar. Kur'ân'ın hiçbir yerinde örtünmenin, sadece Peygamber'in hanımlarına özgü olduğu şeklinde bir ifade yoktur. Ayet şöyle: "Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve inananlann kadınlarına söyle: (Bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) örtülerini üstlerine salsınlar, onların tanınıp incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir." Görülüyor ki burada emir hem Peygamber ailesine, hem de bütün müminlerin hanımlarına yöneliktir. Ayrıca bu ayetten hayli zaman sonra inmiş olan Nur Suresi'nin 31'inci ayetinde, "İnanan kadınlara da söyle: Bazı bakışlarını kıssınlar, ırzlannı korusunlar. Süslerini göstermesinler. Ancak kendiliğinden görünenler hariç. Baş örtülerini (göğüs) yırtmaçlarının üstüne koysunlar" buyurulmuştur.

DİĞER YENİ YAZILAR