SORU: Namazlarımın çoğunu cem ederek kılıyorum. Ancak bir hoca cem olayının, Hz. Peygamber zamanında sadece bir kere olduğunu, bu bakımdan her zaman böyle yapmanın doğru olmayacağını söyledi. Bu durumda ne yapmam gerekiyor?
CEVAP: Beş vakit ayrı ayrı kılmak elbette daha iyidir. Ama “Peygamberimiz bunu bir kez yaptı” demek bilgisizlikten kaynaklanır. Hz. Hüseyin’in oğlu Ali Zeynelabidin çocuklara üç vakit kılmalarını öğütlemiştir. Abdullah ibn Abbas’tan namazın zaman zaman cem edilebileceği hakkında çeşitli hadisler vardır. Namaz kişinin Allah ile bağlantı, iletişim kurmasıdır. Günde bir kez de olsa bu iletişimi kurmak gerekir. Din, katı değildir. Bir kere Peygamberimiz yolculuklarında genellikle öğleyle ikindiyi, akşamla yatsıyı birleştirerek kılmıştır. Bir kere değil, yolculuklarında çoklukla.
Normal zamanlarında da cem ettiği olmuştur. Bazen beş vakti birlikte de kılmıştır. Din, sabun kalıbı değildir. Hz. Ali’nin askerlerinden olup sonra ondan ayrılanlara “Hariciler” denilir. Bunlar Kur’ân’a son derece bağlı ve katı insanlardır. Öyle ayrıntı rivayetleri kabul etmezler. Onlara göre farz olan namaz iki vakittir. Sabah ve akşam namazları. Peygamberimizin torunu olan İmam-ı Cafer-i Sadık’ın mezhebinde öğle-ikindi, akşam-yatsı namazları ceman kılınır. Ben İmam-ı Cafer’den daha dindar değilim. Ama siz beş vakit ayrı ayrı kılarsanız daha makbuldür.
Dinde çarşaf yoktur
SORU: Çarşaf giyiyorum. Ailem, “Çarşafı çıkart. Eşin izin verirse ileride giyersin” diyor. Çarşafı çıkarıp pardösü giysem Allah beni cezalandırır mı? Günaha girer miyim?
CEVAP: Sizin kafanıza çarşafı kimin soktuğunu bilemem. Dinde çarşaf diye bir şey yok. Başını örtersin, pardösü giyersin. Herkes gibi giyinirsin. Çarşaf gibi acayip kıyafetlere bürünüp herkesin dikkatini çekmenin ne âlemi var? Bırakın bu aşırılıkları. Bu zamanda çarşaf giymek dindarlık değil, tersine dikkati çektiği için hoş bir şey değildir. Allah seni çarşafınla değil, kalbinin temizliğiyle değerlendirir. Ama tercih yine de senindir.

