Soru: Hayatında farz namazlarının tamamını kılmamış olan birinin, bundan sonraki namazların sünnetini kılıp kılamayacağı hakkında bilgi verir misiniz? (A. Bayraktar)
Cevap: Okurlarımdan ricam, yazılarımı hazmederek okumalarıdır. Kaza namazlarıyla ilgili ne kadar çok soru geldi, hemen hemen hepsi birbirinin aynı. Konunun iyice anlaşılması için mümkün olduğunca herkese cevap vermeye çalıştım. Ama yine aynı konu karşıma çıktı. Hayatında namaz kılmamış, sonradan namaz kılmaya başlamış olan kimse sünnet kılabilir mi? Niçin kılmasın? Namazın farzını kıldıktan sonra istediği kadar nafile kılabilir. Bu sorunun asıl amacı şu: Bu kimse 20 yıl, 30 yıl namaz kılmamış. O yılların namazları, üzerinde borçken nasıl nafile kılar? Onun, nafile olan sünnetler yerine eski namazlarını kaza etmesi gerekir.
Gerçekte sorun öyle değil. 20 yıl, 30 yıl kasten namaz kılmayıp sonra namaza başlayan kimse yeni İslâm'a girmiş gibidir. Çünkü İslâm, dinin en büyük gereği olan namazı kılmaktır. Namazsız İslâm olmaz. O kimse sadece kültür itibariyle Müslüman'dır ama Kur'ân'ın anlatımına göre eylemli olarak kâmil müslim değildir. Nasıl yeni İslâm'a giren kimse için eski namazlan, oruçları kaza etmek gerekmiyorsa bu kimse için de eski namazlan, oruçları kaza etmek gerekmez. Onlar için Allah'tan af ve mağfiret dileyecek, bundan böyle de bir özür olmadıkça namazlarını kılacak, ibadetlerini yapacaktır.
Bu insan namazlarını Hz. Peygamber'in kıldığı gibi kılacaktır. Peygamberimiz cemaatle kıldırdığı namazlardan ayrı olarak çoğunlukla bireysel olarak evinde, bazen de mescidinin bir kenarında nafile namaz kılmıştır. İşte Peygamberimizin bireysel olarak kıldığı bu nafilelere sünnet denilir. Sünnet kılmak sevap, kılmamak günah değildir. İnsan sadece farzı kılmakla yükümlüdür. Farzı kılmayan günahkâr olur.
Namaz kılmakta olan kimse, bir özür dolayısıyla bir iki vakit namazı kılamamışsa hangi vakitte olursa olsun önce onları kılar, sonra içinde bulunduğu vaktin namazını kılar. Meselâ sabah ve öğle namazını kılamadan ikindi vaktine girmiş olan, önce sabah namazının farzını, sonra öğle namazının farzını kıldıktan sonra ikindi namazını kılar. Bu namazlar kaza değil, edadır. Bir özür dolayısıyla kılınamamış olan namazlardır.
Özürsüz olarak yıllarca namaz kılmamış birinin, geçmiş namazlarını kaza etmesi gerekmez. Çünkü İslâm, kendinden önceki hata ve günahları siler. Bu kimse ciddi olarak namaza başlamakla İslâm'ı uygulama yoluna girmiş olduğundan, önceki hatalarını Allah bağışlayacaktır. Ama ille eski namazlar yerine namaz kılmak istiyorsa istediği kadar kılar. Ad söylemeye gerek yoktur. Namaz, Allah ile iletişim kurma, Allah'ı anma ve O'na en güzel yalvarma biçimidir.
Namaz, Allah'ı en güzel anma biçimidir
Okurlarımdan ricam, yazılarımı hazmederek okumalarıdır. Kaza namazlarıyla ilgili ne kadar çok soru geldi, hemen hemen hepsi birbirinin aynı. Konunun iyice anlaşılması için mümkün olduğunca herkese cevap vermeye çalıştım
Haberin Devamı

