Mustafa Kemal gazi unvanını gururla taşıdı

Adana Seyhan'dan Basri Gök adlı okurum, yazılarımı zaman zaman okuduğunu, bir yazımda zina etmenin ve haksız yere adam öldürmenin büyük günahlardan olduğu şeklindeki ifademe takıldığını belirtiyor...

Haberin Devamı

Adana Seyhan'dan Basri Gök adlı okurum, yazılarımı zaman zaman okuduğunu, bir yazımda zina etmenin ve haksız yere adam öldürmenin büyük günahlardan olduğu şeklindeki ifademe takıldığını belirterek şöyle diyor: "Bu yazıdan, adam öldürmenin haklı yanları da varmış gibi bir anlam çıkıyor. Din bilgini değilim fakat böyle bir izlenim uyandı bende. Yüce Kur'ân'da cinayeti haklı gösterecek bir hüküm var mı?"

Haksız yere adam öldürmek yasaktır ama herhangi bir zamanda soyguncu, terörist evinizi basıp, sizi bağlamak, her türlü kötülüğü yapmak veya öldürmek isterse ve bunu yapacağından emin olursanız o zaman kendinizi savunma hakkınız doğmaz mı? Siz onu öldürmezseniz, elinde silahıyla o sizi öldürecek. Yahut durup dururken birkaç insanı birden kurşuna dizen, Antalya yakınlarında zavallı bir mezar bekçisini hunharca öldüren, bu yetmişyormuş gibi iki masum yavruyu da açlıkla ölüme terk eden insanların yaptıkları yanlarına kâr mı kalsın?

Siz o tür suçlulara misliyle karşılık vermezseniz cinayetler sürüp gider. Onun için Kur'ân, kısasta toplum için hayat olduğunu vurgulamaktadır. Kısas nedir? Haksız olarak adam öldüreni öldürmektir, işte Kur'ân'in hükmü:

"Ey inananlar, ödürmelerde kısas, size farz kılındı (Haksız yere adam öldüreni öldürünüz)" (Bakara: 178). Ayrıca saldıran düşmana karşı koymak hem hak hem de görevdir. Yoksa düşman ülkeyi işgal eder, mal ve cana kıyar, namuslara tecavüz eder, onurumuz beş para olur. İstiklâl Savaşı'nı düşünün. Gazi ne demektir? Düşmanla savaşan insandır.

Gaza (savaşta düşmanla çarpışmak) büyük bir rütbedir. Bundan dolayı Mustafa Kemal Paşa'ya gazi unvanı verilmiş ve o da bu rütbeyi ömrü boyunca gururla ve övünçle taşımıştır. Yoksa siz, savaş gazilerimizi birer cani mi görüyorsunuz? Bir şeye öyle hemen ani hüküm vermek, bakın insanı nasıl tehlikeli sonuçlara götürüyor.

"Diyanet'e görev düşüyor"
Adana'da seyyar satıcılık yapan Selçuk Göze, gençler arasında yayılmakta olan bir soruna parmak basıyor. Onun mektubunu aynen yayınlıyorum: "Sayın hocam, Adana'nın en işlek caddesinde seyyar satıcılık yapıyorum. Durduğum yerde her türlü insanı görüyorum, Dikkatimi çeken, yaşları 17 ve 26 olan gençlerimizin bazılarının boyunlarında, Hıristiyanlığı simgeleyen haç var. Bunlar öz Türk çocukları ve görünce çok üzülüyorum. Acaba neden? İslâmiyet'i öğrenemiyorlar mı, aileleri onlara öğretmiyor mu? Bunlar için Diyanet bir girişim yapmıyor mu? Gençlere İslâm'ı daha güzel öğretecek bir şeyler yapamazlar mı? Diyanet işleri, sadece Cuma namazında sonra para toplamaya mı yarar? Saygılar."

DİĞER YENİ YAZILAR