Bir okurum diyor ki: “Top sakal bıraktım. Çevremdeki bazı kişiler bunun günah olduğunu söylüyor. Dini zorlaştırmaya mı çalışıyorlar yoksa insanları dinden soğutmaya mı? Ne yapsak günah oluyor. Yolda gördüğüm kadınlar için bile günaha girdiğimi söylüyorlar. ‘Bunda benim ne suçum var’ diyorum, ‘Elinden geldiğince insanlardan kaçacaksın’ diyorlar. Ama ben kötü niyetli bakmıyorsam niye günah olsun ki? Eğer biz, gelişen ve değişen dünyaya ayak uydurmaz, 1400 yıl öncesinde yaşarsak bu dini büyütmek ve ileriki kuşaklara taşımak ne kadar kolay olabilir ki?”
Müslümanlık sakal, sarık, şalvar işi değil, gönül işidir. Peygamberimiz, bugün bizimkilerin sardığı gibi bir sarık sarmadı. Araplar zaten başlarına bir tülbent veya bez dolarlardı. Amaç din değil, tozdan topraktan korunmaktı. Peygamberimiz de başına böyle beyaz bir bez parçası dolardı. Yalnız o değil, toplumun bütün bireyleri böyle yapardı. O örtü insanı çöl fırtınalarının savurduğu tozlardan ve kumlardan korurdu. Bu, Hz. Peygamber’in getirdiği dini bir eylem değildi. Din kıyafetle, şekille olacak bir şey değildir.
Kur’ân’da ne bıyıktan söz edilir, ne sakaldan. Sakal bırakmak Allah’ın emri değildir. Peygamber zamanında bütün erkeklerin sakalları vardı. Bu, Peygamber’in orijinal sünneti değil, doğal bir şeydir. Zamanımızda erkekler sakallarını tıraş ediyorlar. Bugünün örfü, benimsenmiş uygulaması böyledir. Peygamberimiz de “Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, gönüllerinize ve eylemlerinize bakar” buyurmuş ayrıca dinin “gönülde olduğunu” üç kez vurgulamıştır.
Kur’ân, “Yanılarak yaptığınızda size bir günah yok fakat kalplerinizin bile bile yaptığında günah vardır. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir” (Ahzâb: 5) buyurmuştur. Bugünkü toplum, 1400 yıl önceki toplum değil. Elbette kadının da toplumda yeri var. Devlet dairesinde, okullarda, üniversitelerde, mecliste... En dindar partiler listelerine kadın milletvekilleri aldılar. Öyle olması da gerekir. Kadınlar da erkeklerle beraber bulunacak, düşüncelerini söyleyecek, görevlerini yapacaklar. Bazıları işi hep cinsel açıdan değerlendirir. Bu sağlıklı bir düşünce değildir. Birçok ayetin sonunda, “Allah’ın, gönüllerde olanı bildiği” vurgulanmaktadır. Burada verilen mesaj şudur: Düşüncelerinize dikkat edin. Şeytansal duyguların ruhunuzu kirletmesine, düşüncelerinizi bozmasına fırsat vermeyin. Devam edecek.
Müslümanlık gönül işidir
Haberin Devamı

