Belçika'dan mail adresime bir elektronik mektup geldi. Bu mektubun ilginç bulduğum bazı paragraflarını siz okurlarımla paylaşmak istedim. Yakup Yurt diyor ki: Geçen gün Belçika gazetelerinin birinci sayfalarını Muriel Dagauque isimli genç bir bayanın fotoğrafları süslüyordu. Küpeli, dudakları boyalı, hoş tebessümlü, gözleri siyah sürmeli... İşte bu genç ve güzel (Avrupalı) kadın, 9 Kasım tarihinde Bağdat yakınlarında, Amerikan ordusuna ait bir konvoya saldırı düzenlerken ölen çılgın intihar komandosuymuş. Ve henüz 38 yaşındaymış.
Zavallı Charleroi'da doğmuş, Charleroi'da büyümüş, Charleroi'da bir kahvehanede ve daha sonra da bir fırında çalışmış. Sosyal konutlarda oturan fakir bir ailenin kızıymış. Önce bir Türk ile evlenmiş ve böylece İslâm diniyle tanışmış. Muriel olan Hristiyan adını Meryem ile değiştirmiş. Sonra Türk kocasından boşanmış.
Kocası öldürülmüş
Dört yıl önce, kendisinden yedi yaş küçük, Fas asıllı bir Belçikalı olan İssam Goris ile tanışmış. Genç adam Muriel'i Fas'a götürmüş. Daha sonra tekrar Belçika'ya gelmiş ve Brüksel'de Gare du Midi yakınlarında bir semte yerleşmişler. Geçen ağustos ayında İssam ve Muriel, otomobilleriyle Türkiye ve Suriye üzerinden Irak'a gitmişler. Irak'ta, Muriel'in gerçekleştirdiği söylenen suikastten önce, kocası İssam Goris Amerikalı askerlerce öldürülmüş. Ve bundan sonra acımasız kampanya bütün haşmetiyle harekete geçti. Müslüman toplum, potansiyel olarak içinde terör barındıran bir bütün gibi sunuluyor medyada.
Müslümanlar ise korkulması, uzak durulması gereken insanlar. Komünizmin çöküşünden ve ikiz kuleler olayından sonra yeni bir evrensel düşman yaratıyor kendisine kapitalist sistem. Ve İslâm dinine mensup insanları monolitik bir bütün olarak sunuyorlar. Genelleme mekanizması hiçbir engel tanımıyor. Örneğin benim gibi laikleri kasten unutuyorlar. Medya terörü herkesi her şeye inandırıyor. Yaratılmak istenen ve bence neredeyse yaratılmış olan sabit fikir şöyle formüle edilebilir: 'İyilik, güzellik, barış Batıda; kötülük, çirkinlik, şiddet İslam'da.' Ve bunun mantıkî devamı: 'Öyleyse günah bizden gitti, onları dövebiliriz.'
Devam Edecek...
Müslümanlara karşı acımasız bir kampanya
Belçika'dan mail adresime bir elektronik mektup geldi. Bu mektubun ilginç bulduğum bazı paragraflarını siz okurlarımla paylaşmak istedim. Yakup Yurt diyor ki: Geçen gün Belçika gazetelerinin birinci sayfalarını Muriel Dagauque isimli genç bir bayanın fotoğrafları süslüyordu...
Haberin Devamı

