Dünden devam
Konferansa katılanlardan biri, imamın selam vermeden namazı bitirdiğini söyledi. Oysa ben imamın yakınındaydım. Sağa selamını duydum. Dr. Salih de duymuştu. Önyargılı hareket etmek kötü bir şey. Basit farkları büyütüp ayrılık sebebi yapmak İslâm’a kötülüktür. Namazın temeli, elin bağlanması veya yana salınması değil, ayakta durmak, okumak, rükûya ve secdeye gitmektir. Bunların hepsi aynıyken hâlâ onların namazını yanlış görmek, Müslümanların bütünlüğüne zarar verir.
Bu konuda İsfahan’da “İslâm Mezheplerini Yakınlaştırma Çalışmaları Merkezi” müdürünün şu sözüne katılmamak mümkün değil: “Allahımız bir, peygamberimiz bir, kitabımız birken biz neden ayrılalım? Yüce Allah, ‘Bu sizin ümmetiniz, bir tek ümmettir. Rabbiniz de benim. Bana tapın’ buyurduğu üzere tüm Müslümanların birlik içinde olmaları gerekir. Biz çalışmalarımızla Sünnîleri Şiî yapmayı yahut Şiîleri Sünnî yapmayı hedeflemiyoruz. Biz sadece Müslümanların, basit farkları bir kenara bırakıp birleşerek güç oluşturmalarını istiyoruz. Çünkü birlikten kuvvet doğar.”
Aynı akşam saat 22.00 sularında Tahran’a döndük. 25 Kasım Cumartesi günü, Tahran Milli Kütüphanesi’ni gezdik. Cidden eşsiz bir eser. Kitapların muhafazası için her türlü tedbir alınmış. Okurların yararlanması için bol miktarda bilgisayar ve internet var. Tahran’da 70 kadar irili ufaklı üniversite olduğunu söylediler. Tabii bunların çoğu araştırma merkezi halinde kuruluşlar olmalı. Ancak ayrıntısına vâkıf olamadık. Öğleden sonra Tahran Üniversitesi’nin karşısında bulunan bir kütüphaneye uğradık. 1974’te Ankara Üniversitesi tarafından basılmış olan “İşari Tefsir Okulu” adlı eserim, Farsça’ya çevrilmiş Tahran Üniversitesi tarafından bastırılmış. İşte bu eseri almak için kitapçıya gittik ama mevcudu kalmamış. Kitapçı, bu eserden bir nüsha otele göndereceğini söyledi.
YARIN: Humeynî’nin evi.
Müslümanlar birlik olmalı
Konferansa katılanlardan biri, imamın selam vermeden namazı bitirdiğini söyledi. Oysa ben imamın yakınındaydım
Haberin Devamı

