SORU: Hemen hemen her gün Kur’ân-ı Kerim’in meali okuyorum. Bu alışkanlığımı bırakmam söz konusu olamaz. Şimdi de bir kitapçıdan Tevrat, Zebur ve İncil’i aldım. İncelemek istiyorum ancak bunların tahrif edildiği söylentisi nedeniyle okurken besmele çekmeli miyim? Yoksa besmeleden sonra “Yarabbi, senin vahyin için besmele çektim. Değiştirilmiş veya ilave yapılmış bölümler için sana sığınırım” mı demeliyim? (Namık Tolan)
CEVAP: Maalesef insanlarımız ceviz kabuğunu doldurmayacak işlerle meşgul oluyorlar. Müslüman her işe besmeleyle başlar. Dışarı çıkarken besmele, eve girerken besmele, işe başlarken besmele... Kutsal kitabı okurken besmele çekmekte neden bu kadar zorlanıyorsun ki? Zamanla o kitaplara insan sözü karışmış olsa da temelde onlar vahiy ürünüdür. Kur’ân’-ı Kerim’de Tevrat ve İncil’in içeriklerinden alıntılar vardır. Bu alıntıyı yapan da vahyi veren melektir. O kitapları okurken besmele çekmende sakınca yok, sevap vardır. Kur’ân’ın doğruladığı, koruyup kolladığını söylediği kitaplar hakkında Müslümanlar besmeleyi bile esirgeyecek önyargıya varmışlar. Bu düşünceleri temizlemek galiba çok zor.
Yüce Allah’ın “Ol” buyruğu evreni hazinelerle doldurur
SORU: “Subhane men ceala hazainehu bi-kudratihi beynel-kâfi vennun (kudretiyle hazinelerini kâf ile nun arasına koyan Allah’ı tesbih ederim.)” Kâf ile nun arasındaki sırrı anlayamadım. Açıklar mısınız? (Fatma Tüfekçi)
CEVAP: Kâf ile nun, Allah’ın “Kun” emrinin harfleridir. Allah, ezelde evreni yaratmak isteyince veya herhangi bir şeyi yapmak, yaratmak isteyince sadece “Kun” yani “Ol” der. Derhal yapmak veya yaratmak istediği şey oluverir. İşte O’nun hazineleri de bu iki harfli buyruğuna bağlıdır. Bu iki harf arasındadır. Kun (Ol) deyince bütün evrenin hazineleri oluverir. O’nun altın gümüş toplamasına, biriktirmesine gerek yok. “Ol” dedi mi her şey olur, bu buyruğu, evreni hazinelerle doldurur.
Müslüman her işe besmeleyle başlar
SORU: Hemen hemen her gün Kur’ân-ı Kerim’in meali okuyorum. Bu alışkanlığımı bırakmam söz konusu olamaz
Haberin Devamı

