"Gönül gördüğünde yanılmadı (yalan söylemedi, gerçeği gördü)" (Necm: 12).
Necm Suresi'nin baş tarafından, Hz. Muhammed'in, kendisine vahiy getiren üstün akıl sahibi meleği gördüğü, bu görüşün baş gözüyle, açıkça olduğu anlaşılır. Anlatılan bu görme sahnesinden sonra, "Muhammed'in kalbi gördüğünde yanılmadı" ifadesinden de bu görüşün fuâd yani kalp gözüyle olduğu anlaşılır. Fakat "Başka bir iniş" sahnesinin -ki Peygamber'in ilk görüşüdür-ardından, "Muhammed'in gözü sağa sola kaymadı, şaşmadı yanılmadı" buyuruluyor. Bundan da ilk görüşün baş gözüyle olduğu anlaşılıyor.
"Andolsun onu açık ufukta gördü" ayeti de bu ilk görüşe işaret etmektedir. O halde Necm Suresi'nde Hz. Muhammed'in iki vizyonuna işaret edilmektedir. Birincisi bu baş gözüyle açıkça olmuştur. Böyle olması da onu daha büyük manevi vizyonlara alıştırma hikmetiyle açıklanabilir. Fakat ondan sonraki vizyon, gönül gözüyle algılanan vizyondur. Gerçeği Allah bilir. Ayetlerde anlatılan görme, Allah'ı görme değil, vahiy meleğini görmedir. Ayetler dikkatle okunursa bağlamdan, melekle karşılaşma vizyonunun anlatıldığı açıkça anlaşılır.
Yanlış bir anlayış
Miraç rivayetlerinde olaylar birbirine karıştırılmış ve yaklaşıp vahyedenin, Allah olduğu ileri sürülmüştür. Sure bütünlüğü içinde okunduğu zaman bunun ne kadar yanlış bir anlayış olduğu ortaya çıkar. Ayetler, bu varlığın açık ufukta görülüp yaklaştığını bildirmektedir. Oysa Allah'ın bu gözle görülmesi mümkün değildir. Çünkü Hz. Ayşe'nin, "Kim sana, 'Muhammed Rabbini gördü' derse yalan söylemiştir. Çünkü Allah (gözler O'nu algılamaz) (En'âm: 103) buyuruyor. Kim sana, 'Muhammed gaybı (geleceği) bilir' derse yalan söylemiştir. Çünkü Allah, (Gaybı Allah'tan başkası bilmez) (Nemi: 65, Yunus: 20)' buyuruyor" sözüyle reddettiği bu görüş, gerçekten Kur'ân'ın açık anlatımına aykırıdır.
Çünkü Kur'ân, "Göz şaşmadı ve azmadı" (Necm 17) ayetiyle Hz. Muhammed (s.a.v.)'in, baş gözüyle meleği görmüş olduğunu bildiriyor. Oysa baş gözüyle Allah'ı görmek mümkün değildir: "Gözler O'nu algılamaz, O gözleri algılar, O lâtiftir, herşeyi bilir" (En'âm: 103). Sonra Allah için fiziksel bir yaklaşım da söz konusu olamaz. Çünkü zaten O, insana şah damarından daha yakındır (Kaf: 16).
Miraç rivayetlerinde Hz. Peygamber'in, Allah ile tıpkı bir insanla konuşur gibi normal duyu ve düşünce sınırları içinde konuştuğu anlatılır ki bir insanın, Allah ile normal duyu ve düşünce düzeyinde konuşması olanaksızdır.
Yarın: Hakk'ı gören yine Hakk'tır
"Muhammed'in gözü yanılmadı"
"Gönül gördüğünde yanılmadı (yalan söylemedi, gerçeği gördü)" (Necm: 12)
Haberin Devamı

