Soru: Öğrenciyim. Kaldığım yurtta namazı değişik kılan bir arkadaşımız vardı. Mesela cemaatle kıldığımız namazlarda, herkes sessizce "Amin" derken, o bunu yüksek sesle söylüyordu. Bana cemaatin yanlış namaz kıldığını, Hanefi mezhebinin tam anlamıyla sünnetleri yansıtmadığını, sadece İmam-ı Şafiî ve Malik'e güvendiğini söyledi. Hadis kitaplarından okuyarak kendine, sünnetlere uygun bir namaz kılma şekli belirlemiş. O doğruyu yapıyorsa biz yanlışı mı yapıyoruz? Hanefi mezhebi doğru değil mi? (S. Parıltı)
Cevap: Mezhepler din değil, içtihat okullarıdır. Uzmanlar, kapalı olan dini meseleleri kendi çabalan sonucunda bir çözüme kavuşturmak üzere içtihat etmişler, böylece çeşitli mezhepler oluşmuştur. İmam Şafiî, İmam Ebû Hanîfe'nin vefatından sonra doğmuş ve din konusunda uzmanlaşmıştır.
Araştırmaları sonucunda bazı tali meselelerde rastladığı rivayetlere dayanarak, Ebu Hanîfe görüşüne aykırı görüşler benimsemiştir. Ebu Hanîfe, Kur'ân ve akıl yolunu üstün tutarken İmam Şafii, Kur'ân yanında hadis rivayetlerini de esas almış, hadis rivayetlerine Ebu Hanîfe'den çok ağırlık tanımıştır. Ebu Hanîfe içtihatları daha çok akılcıyken Safî, Malikî ve Hanbelî içtihatları (son zat, müçtehitten çok rivayetçidir) rivayet ağırlıklıdır.
Dinin temel kaynakları
Bir mümin, eğer dinin temel kaynağı olan Kur'ân ve hadisten hüküm çıkarabilecek uzmanlığa sahipse zaten onun, herhangi bir mezhebe tabi olması caiz değildir. Araştırır, Kur'ân ve hadisin anlatımlarına göre dinini uygular. Ama böyle bir uzmanlığa sahip değilse o, müçtehitlerden birine uymak zorundadır. Aksi takdirde dini hükümlerini nasıl uygulayacaktır? Bugün yazılan fıkıh kitapları, doğrudan Kur'ân ve hadisin anlattığı İslâm'ı değil, mezhep imamlarının içtihatlarını yansıtır. Kur'ân ve hadisten hüküm çıkarabilmek o kadar da kolay bir iş değildir.
Sizin arkadaşınız, öyle anlaşılıyor ki hayli uzmandır. Kur'ân ve hadisi araştırıp onların hükümlerini öğrenmiş, Peygamberimizin nasıl namaz kıldığını bellemiş. Ona sadece saygı duyulur. "O doğruyu yapıyorsa biz yanlışı mı yapıyoruz? Hanefi mezhebi doğru değil mi?" sorunuza gelince, evet o doğruyu yapıyor. Çünkü bu konuda çaba harcamış (eğer gerçekten araştırmışsa tabii). Ama siz de yanlış yapmıyorsunuz. Çünkü güvenilir bilginlerin içtihatlarına uyuyorsunuz. Eğer siz de arkadaşınız gibi dinin temel kaynaklarını arayıp hüküm çıkaracak güçte olsaydınız, o zaman imkânınız olduğu halde körü körüne başkalarını taklit etmekten ötürü hatalı sayılabilirdiniz ama kamunun böyle bir imkânı yoktur. Halkın görevi, güvenilir bilginlerin içtihatlarına, anlatımlarına göre dini görevlerini yapmaktır.
Mezhepler din değildir
Mezhepler din değil, içtihat okullarıdır. Uzmanlar, kapalı olan dini meseleleri kendi çabalan sonucunda bir çözüme kavuşturmak üzere içtihat etmişler, böylece çeşitli mezhepler oluşmuştur
Haberin Devamı

