Mesh etmekle Kur’ân’ın emri yerine gelmiş olur

Dünden devam Kur’ân’da emredilen, ayakların aşıklara kadar mesh edilmesidir. Müfessirlerin imamı sayılan İmam Taberî ve yine ünlü müfessir Kasimî, Kur’ân’da ayakların mesh edilmesinin emredildiğini söylemektedirler

Haberin Devamı

Kur’ân’da emredilen, ayakların aşıklara kadar mesh edilmesidir. Müfessirlerin imamı sayılan İmam Taberî ve yine ünlü müfessir Kasimî, Kur’ân’da ayakların mesh edilmesinin emredildiğini söylemektedirler. Ayakların mesh edilmesi farzdır, bunu yapmakla abdest alınmış olur. Ama yıkamak daha da iyidir. Çünkü zaten mesihten fazlası yapılmış olur. Lütfen insaf ile düşünün. Arapça bilen ama zaman içinde yapılmış önyargılı açıklamalarla etkilenmemiş bir insan “vamsehu bi-ruûsikum ve arculikum ila’l-ka’beyn” cümlesinden ne anlar? Hiç burada yıka emri var mı? Yok. Öyle ise ayete, içinde bulunmayan şeyi yüklemeye ne hakkınız var? Hayret ediyorum doğrusu, gelenek Kur’ân’ın üstüne çıkarılıyor. Bilmem daha ne zaman bu katmaları, çarpıtmaları bırakıp Kur’ân’ın yalın ve kolay beyanına geleceğiz?

“Doğruya ulaştıran Allah’tır”
Yıkama ve mesh etme yanlılarının görüşlerini ayrıntılı veren Mehâsinu’t-Te’vîl adlı ünlü tefsirin yazarı Cemaleddin Kasimî, kendi görüşünü şöyle belirtiyor: “Kuşkusuz, ayetin açık anlamından, iki kıraatin de (nasb ve cer kıraatlerinin) meshi farz kıldığı anlaşılır. Çorap ve mest üzerine mesh etmenin caiz olması da ayağın mesih organı olduğunu, ayette ayakların mesh edilmesinin emredildiğini kanıtlar. Çünkü çorap ve mest üzerine mesh etmenin, bu ayetten başka delili yoktur. Zira her sünnetin, mutlaka açıkça veya mana olarak Allah’ın kitabında bir temeli vardır. Bunu bil ve iyi belle. Doğruya ulaştıran Allah’tır.”

Hiç şüphesiz farz olan budur
Taberî’nin, tefsirinde zikrettiği üzere Allah Elçisi’nin hem ayaklarını mesh ettiğine hem de yıkadığına dair rivayetler vardır. Bunları, Allah Elçisi’nin bazen ayaklarını yıkayıp bazen de mesh ettiği şeklinde bağdaştırmak mümkündür. Hiç şüphe yok ki Kur’ân’ın emri mesihtir. Farz olan budur. Mesih, ıslak eli bir uzva hafifçe sürmek demektir. Bu, hafif yıkama sayılır. Mesh etmekle Kur’ân’ın emri yerine gelmiş olur. Ancak Allah’ın Elçisi, Kur’ân’ın emrinden fazlasını yapmış, her zaman olmasa da çoğu kez ayaklarını yıkamıştır.
Devam edecek

DİĞER YENİ YAZILAR