Medeniyetin beşiği İslâmiyet’tir

Haberin Devamı

Dünden devam
Doğayı; enerji yüklü, dinamik, değişken varlıklar doldurur. Bu varlıkların tabi olduğu yasalar; gözlem, deney ve düşünceyle keşfedilebilir. İslâm bilginleri, gözlem ve deney metodunun gelişmesine büyük katkıda bulunmuş, bu konuda Avrupalı bilginlere hocalık etmişlerdir. Bugün Avrupa bilginleri de medeniyetin beşiğinin İslâmiyet olduğunu itiraf etmektedirler. İngiliz profesör Desmond Steewart, yazdığı “İslâm ve Müslüman Devletler Dünyası” adlı kitabında Müslümanların modern ilme neler kazandırdıklarını anlattığı gibi Sigrid Hunke adlı bayan araştırmacı da “Allahs Sonne Über dem Abendland (Batıda Allah’ın Güneşi)” adlı eserinde İslâm’ın Avrupa medeniyetine ve tekniğine yaptığı etkileri belirtmektedir. Öklid teorisini çözümleyen Biruni (973-1051), bin yıldan beri durgunluğun hüküm sürdüğü matematiğe canlılık getirmiş ve mekânüstü (Hyperspace) düşüncesinin alt yapısını hazırlamıştır. Fonksiyon teorisini bilimsel açıdan inceleyen Biruni, statik mekân düşüncesinin yetersizliğini anlamıştır. Modern zaman anlayışını doğuran fonksiyon düşüncesi, statiği dinamiğe (sabiti değişkene) çevirir.

Değişken evren düşüncesi
Buna göre evren, Aristo’nun dediği gibi geçmişte bir kere olmuş bitmiş değil, sürekli olan, yenilenen varlıklar sistemidir. Kur’ân-ı Kerîm de “O’nun işi, bir şeyi(n olmasını) istedi mi ona, sadece ‘ol’ demektir, artık olur (oluyor)” (Yasin: 82, Mümin: 68) ayetiyle yaratılışın sürekliliğine, evrenin değişken ve dinamikliğine işaret buyurmuştur. İşte bu temel üzerine kurulmuş olan İslâm düşüncesi, temelde evreni geçmişte olmuş bitmiş, statik varlıklar sistemi gören ve Aristo mantığında özetlenen Yunan düşüncesine aykırıdır. Harizmi’nin (232/847) sayı kavramını soyut nicelikten soyut uzantıya çevirmesiyle aritmetikten cebire geçiş başlamıştır. Bu yolda yürüyen Biruni de statik evren düşüncesinden, “Chronologic” sayı diye tanımladığı değişken evren düşüncesi yolunda ileri adımlar atmıştır. Modern araştırmalar, zamanı tarihi sürecinden çıkarıp mekânın bir görüntüsü haline getirmiştir (Bkz. İkbal, Reconstruction of Religious thought in Islam, s. 124-142, Lahore, 1958).

Devam edecek

DİĞER YENİ YAZILAR