Malatya’daki olay, bağnazlığın nerelere geldiğini gösteren ürkütücü bir hadisedir. İslâm’a yapılan en büyük kötülüktür. Nerede kaldı fikir özgürlüğü? Her din ve inanç sahibi, kendisini inancını anlatıp yaymakla görevli sayar. Müslümanlar da Avrupa’da inançlarını anlatıp yaymaya çalışmıyorlar mı? Televizyonlarda konuşuyorlar, dernekler kuruyorlar, camiler açıyorlar. Özgürce her cuma Avrupa’nın hemen her kentinde namaz kılıyor, vaazlar veriyorlar. Avrupalı bize bu hoşgörüyü gösterirken eğer biz dinlerini yaymaya veya anlatmaya çalışan insanları boğazlamaya kalkarsak dünya bize nefretle bakmaz mı? İslâm’ı da şiddet dini görmez mi?
İşte bu tür davranışlar maalesef Avrupa’da İslâm imajını gittikçe bozmaktadır. Allah korusun benzeri saldırılar, Müslümanlara karşı bir kampanya oluşturursa, kim zararlı çıkar? Niye bu şiddet, bu tahammülsüzlük? Bu tür aşırılıklar İslâm’a hizmet etmez, tersine onun güzel yüzünün görünmesini engeller. İslâm böyle mi? Peygamberimiz kendi mescidinde Necran’dan gelen Hristiyan heyetini konuklayıp kendi dinlerine göre özgürce ibadet etmelerine müsaade ederken, Hz. Ömer; Suriye, Irak ve İran’daki valilerine kitap ehlinin mabetlerine saygı gösterilmesini, mabetlerinin kamulaştırılmamasını, hatta onların kiliselerini yapmalarına yardım etmelerini emrederken Hz. Muhammed’e mensup olduğunu iddia edenlerin, kitap ehli insanları, sırf dinlerini anlatmaya kalktıkları için boğazlamaları ne kadar ürkütücü ve tiksindiricidir.
Korkunç bir olay. Gerçekten bu tür bağnazlıklar, hoşgörüsüzlükler İslâm’a yapılan en büyük kötülüktür. Lütfen aklımızı başımıza alalım, dünyanın en zarif, en kibar insanı olan yüce Peygamber’in getirdiği hoşgörü dinini saldırıya, hoşgörüsüzlüğe, bağnazlığa alet etmeyelim. Eğer Hıristiyanlık propagandasına karşı tedbir alacaksanız onların savlarını çürütecek eserler yazacaksınız, konuşacaksınız, gerçeği anlatacaksınız. Fikre fikirle karşı çıkacaksınız, şiddetle değil. Şiddet, kaba kuvvet fikirsiz, bağnaz insanların işidir. Bu tür davranışların faturası tüm Müslümanlara, İslâm ülkelerine çıkar. Kur’ân, “İyilikle kötülük bir olmaz. (Sen kötülüğü) En güzel olan şeyle sav. O zaman bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dosttur. Bu(kötülüğü iyilikle savma olgunluğu)na ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak çok şanslı olanlar kavuşturulur” buyurmaktadır.
Malatya’daki vahşet bağnazlığın nerelere geldiğini gösteriyor
Nerede kaldı fikir özgürlüğü? Her din ve inanç sahibi, kendisini inancını anlatıp yaymakla görevli sayar. Müslümanlar da Avrupa’da inançlarını anlatıp yaymaya çalışmıyorlar mı?
Haberin Devamı

