Mağdur olanların hakları ödenmeli

Enver Bey'e ulaşması amacıyla vatandaşın mektubunu yayınlıyorum. Sayın Enver Ören'in, elbette bizzat bu işten haberdar olması zordur. Ancak vatandaş güvenip parasını yatırmış

Haberin Devamı

Soru: 2000 yılında İhlas Finans'ta kâr-zarar hesabı açtırdım. Bu kuruluş 2001'de kapandı. Daha sonra ödeme yaptıkları halde ben paramı halen alamadım. Çok zor durumda olduğumu, kendilerine mektupla bildirmeme rağmen cevap vermediler. Ancak bana pek çok kez telefon ederek, param karşılığı devre mülk satmak istediler. Benim devre mülkle ne işim olur ki? Dar günler için biriktirdiğim paramı, bu şekilde almak istiyorlar. Emekli ve sigortalı değilim. Ben ve benim durumumda olanların mağduriyetini köşenizden Enver Ören'e iletin lütfen. (Cemile Ata)

Cevap: Enver Bey'e ulaşması amacıyla vatandaşın mektubunu yayınlıyorum. Sayın Enver Ören'in, elbette bizzat bu işten haberdar olması zordur. Ancak vatandaş güvenip parasını yatırmış. O halde kurcuların, insanların mağdur olmamaları için elinden gelen çabayı göstermesi gerekir. Ben eninde sonunda mağdur olanların haklarının ödeneceği inancındayım. Bu mektup bize geleli çok zaman oldu ama ancak şimdi yayınlamaya fırsat bulabildim. Haksızlıkların önlenmesini umarım.

Artık işi tamamen ranta dökmüşler
Soru: Bir TV'de yaşlı bir adam izledim. Bu kişi Allah'a ulaştığını, Mehdi olduğunu iddia ediyor. İslâm'ın ilk şartının Allah'a ulaşmayı dilemek olduğunu söylüyor, dilemeyenlerin ise ne kadar ibadet yaparsa yapsın cehenneme gideceklerini ifade ediyor. Ruhun, hayattayken daimi zikirle Allah'a ulaşacağını ve bu ruh değiştirilerek yerine yeni bir ruh geleceğini belirtiyor. Rüyayı da başka bir âlem olarak nitelendiriyor. Sizin yorumunuz nedir? (Engin)

Cevap: Sizin sıraladığınız iddiaların ilim ve İslâm ile bir ilgisi yoktur. O yaşlı kişinin söyledikleri bir çevre buluyor ki, TV kuracak kadar imkâna kavuşmuşlar. Varsın yapsınlar. Dünyada neler söylenmiş, ne akımlar çıkmış, batmıştır. İnsanın doğasında aykırı fikirlere iltifat var. Bir yandan kalabalık bir güruh Kur'ân dinini rivayetlere boğup yozlaştırmış, cennetin cehennemin fotoğrafını çekip TV ekranlarında gösterecek kadar işi ranta dökmüş, bir taraftan da böyle kişiler çıkıp bir çeşit mehdilik, peygamberlik taslayarak Müslümanları bölmüş.

Bu ihtilaflar burada bitmez. Kıyamete dek sürüp gidecektir. Hz. Mehdi'nin veya İsa'nın geleceğini beklemek, kuruntu ve boş avuntudan başka bir şey değildir. Kur'ân ortada, din ortada, Hz. Muhammed'in ruhaniyeti de kendi getirdiği Kur'ân ve İslâm'da mevcut. Başka bir şey beklemeye gerek yok. Milyonlarca yıl beklense yine kimse gelmez. Gelse de kimse ona inanmaz.

DİĞER YENİ YAZILAR