Açık fahişe deyimine iki anlam verilmiştir: Edepsizlik etmek, zina etmek. Fakat fahişe, özellikle açık fahişe deyimi, zina anlamında kullanıldığından ötürü ayette de bu anlamda kullanılmış olması ihtimali daha güçlüdür. Buna göre kadın zina eder veya diğer anlama göre edepsizlik ederse ona verilen mehr geri alınabilir. Fakat namuslu kaldıkları sürece kadınlarla iyi geçinmek lazımdır.
Çünkü kişinin, kansıyla iyi geçinmesinde yarar vardır, içinden gelmese de bunu yapmaya çalışmalıdır. Çünkü insanın zoruna giden birçok şey var ki sonucu kendisinin hayrına olur. Ailenin mutluluğu, çocukların huzuru, iyi yetişmeleri, kan kocanın güzel geçinmelerine bağlıdır. Bundan dolayı Kur'ân-ı Kerîm güzel geçinmeyi emretmiştir.
Doğru hareket değil
2- Karısından mutlaka ayrılmaya karar veren kişi, ne kadar fazla olursa olsun, verdiği mehri yalanla, iftirayla geri almaya kalkmamalıdır. Zira karısıyla az çok beraber yaşamışlar, kadın her şeyini kocasına vermiştir. Bu kadar iç içe birlikte yaşamışken bu kadar beraberliğin hatırı varken kadına verilen mehri geri almak doğru değildir. Çünkü bu tutum, zaten ayrılmakla moralce çöken kadını iyice yıkar, üzüntünün girdabına atar. Nikâhla koruyacağına söz verdiği kadını, ayrılırken perişan etmesi, soyup soğana çevirmesi, hiçbir şey vermeden onu kapı dışarı etmesi elbette doğru değildir. İşte Kur'ân, kadına yapılmakta olan bu tür haksızlıkları yasaklamıştır.
3- Kişinin üvey annesiyle evlenmesi haramdır. Eskiden yapılan bu tür evlenmeler affedilmiştir. Bundan sonra böyle bir şey yapılmamalıdır.
Tasarruf hakkı vardı
Abdullah ibn Abbâs'tan aktarılan bir söze göre, kişi ölünce malı gibi kadınları da miras olarak varislerine geçerdi. Varislerden biri dilerse ölenin karısıyla evlenir yahut onu başkasıyla evlendirip mehrini alır ya da hiç evlendirmez, evde alıkordu.
Mirasçıların bu kadın üzerinde, kadının ailesinden daha çok tasarruf hakkı vardı (Buharı, Tefsir, Nisa Sûresi; Ebû Dâvûd, Nikâh: 23).
Burada gazetelerde okuduğumuz bir duruma temas etmek istiyorum: R. E. isimli bir kişi, üvey kızıyla evlenmiş ve ondan iki çocuğu olmuştur. Durumun yansıtıldığı yüksek Mahkeme, "Evlenen taraflardan biri, diğerinin çocuğuyla evlenemez" yolundaki kanun maddesine dayanarak bu nikâhı geçersiz saymış. Yalnız din değil, kanun da tanımaz olan bu kişi durumu geri kalmışlığımıza yormuştur.
Kur'an'ı Kerim iyi geçinmeyi emretmiştir!
Açık fahişe deyimine iki anlam verilmiştir: Edepsizlik etmek, zina etmek. Buna göre kadın zina eder veya diğer anlama göre edepsizlik ederse ona verilen mehr geri alınabilir. Fakat namuslu kaldıkları sürece kadınlarla iyi geçinmek lazımdır
Haberin Devamı

