Kur'an'a inanmak görevimizdir

Okuyucum Dr. Us'un, "Evrim İslâm'la çelişiyor mu?" ve "Beyin ölümü gerçekleşen kimseden organ alınabilir mi?" sorularına cevabımı bugün tamamlıyorum

Haberin Devamı

Okuyucum Dr. Us'un, "Evrim İslâm'la çelişiyor mu?" ve "Beyin ölümü gerçekleşen kimseden organ alınabilir mi?" sorularına cevabımı bugün tamamlıyorum.

Cebrail, Mikail gibi ruhani melekler yanında tabiat kuvvetleri de birer melek niteliği taşır. Nitekim eski alimlerden de Adem'e secdeyle emredilen meleklerin, büyük melekler değil, yer melekleri olduğunu söyleyenler vardır. Filozoflara göre de göksel yüce ruhların, insan nefislerine boyun eğmesi muhaldir. Secdeyle emredilenler, konuşan ruha itaat eden insan cisminin güçleridir (Bkz. Mefâtîhu'l-ğayb: 1/238).

Bununla beraber, ezeli yaratmanın mahiyetini, o sahnede cereyan etmiş olayların içyüzünü anlamamız mümkün değildir. Kur'ân-ı Kerîm'in söylediklerine aynen inanmak vazifemizdir. Meleklerin Adem'e secde etmesi iki şekilde yorumlanır.

Bazı alimlere göre, Adem'e secde, sadece bir ikram, saygı ve selamlama secdesidir, ibadet secdesi değildir. Çünkü Allah'tan başkasına ibadet caiz değildir. Secdeden maksat boyun eğme ve saygı göstermedir, alnı yere koymak değildir.

Bir kısmına göre de bu secde aynen Allah'a secde gibi alnı yere koymaktır. Fakat Adem'e secde, Allah'ın emriyle olduğundan yine Allah'a itaattir (Bkz. İbn Kesîr, Tefsîr: 1/78-79; Kurtubî, el-Câmi': 1/293 ).

Aklı ve düşüncesiyle insan, tabiat güçlerini emri altına alabilmiş, kendisine hizmet ettirmiştir. Allah'ın ona üflediği ruh sayesinde de ruhani melekler ona hizmet etmekte, onu birçok tehlikelerden korumaktadırlar. "Onun önünden arkasından izleyicileri vardır, onu Allah'ın emrinden korurlar" (Ra'd: 87/11) ayetinin bildirdiği üzere ruhani melekler de insana hizmet etmekte, onu korumakta, hatta günahlarının bağışlanması için Allah'tan mağfiret dilemektedirler.

Gelelim diğer sorunuza. Organ bağışı caizdir. Ancak kişi sağlığında bunu vasiyet etmişse, doktorların karanyla beyin ölümü gerçekleştikten sonra o kişinin, sağlığında bağışladığı organ nakledilebilir. Ama kişi böyle bir vasiyet etmemişse, sadece beyin ölümüyle onun organının alınabileceği kanısında değilim.

Telafi namazı kılınız
Soru: Kılmadığım namazları kaza etmek için nasıl niyet etmeliyim? (Hatice Gürel)

Cevap: Eğer özür dolayısıyla kılamadığınız bir veya birkaç vakitlik namazınız varsa önce onları sırasıyla kılacaksınız, sonra vaktin namazını kılacaksınız. Yıllarca özürsüz olarak namaz kılmamışsanız, onları kaza etmeniz gerekmez.

Hz. Peygamber ve sahabileri böyle namazların kaza edileceğini söylememişlerdir. Kasten namaz kılmamanın kefareti gönülden tevbe etmektir. Allah'tan af dilemektir. Ama siz, ille de onları kaza edeceğim diyorsanız namaz kılınız. Öğle namazı yerine, ikindi namazı yerine kaza ediniz yani telafi namazı kılınız. Öyle niyetin şekli falan yok. O niyet şekilleri hep insanların uydurmalarıdır. Allah için geçen öğle, ikindi namazları niyetine kılarsınız. İşte niyet budur.

DİĞER YENİ YAZILAR