Kur'an'a göre namaz vakitleri (2)

Allah her zaman anılır ama özellikle ayetlerde gösterilen zamanlar, gece ve gündüzün en belirgin zamanlarıdır. Bu vakitlerde Allah'ın daha çok anılması gerekir

Haberin Devamı

Yüce Allah her zaman anılmalıdır
Allah her zaman anılır ama özellikle ayetlerde gösterilen zamanlar, gece ve gündüzün en belirgin zamanlarıdır. Bu vakitlerde Allah'ın daha çok anılması gerekir. Bazı müfessirlere göre bu ayetlerde beş vakit namazın farz olduğuna işaret edilmiştir. Bu görüşlerin ayrıntısı için "Kur'ân Ansiklopedisi" adlı eserimize bakılmalıdır. Çünkü ayrıntıya girmeye sütunumuz elverişli değildir.

Gerçekte anılan ayetler, beş vakit namazı değil, Allah'ı zikir ve teşbihi emretmektedir. Kâfirlerin inkârlarından, dedikodularından sıkılmış olan Peygamber (s.a.v.)'i teselli için gelmiş olan bu ayetler, ona gece, gündüz, uyanık olduğu, vakit bulduğu zaman Rabbi'ne yönelmesini, O'nu teşbih etmesini, yani şanının yüceliğini anmasını buyurmaktadır. Namazda da teşbih ve tenzih vardır ama teşbih, namazdan daha geniştir. Namaz, teşbihin sadece bir bölümüdür. Ayetlerde Allah'ın en çok övülmesi, anılması gereken belli başlı vakitlere işaret edilmiştir.

"78- Güneşin sarkmasından (aşağı kaymasından) gecenin kararmasına kadar namaz kıl ve sabahın Kur'ân'ı(nı, uzunca Kur'ân okunan sabah namazı)nı da (yerine getir). Çünkü sabah Kur'ân (okuması) görülecek şeydir. 79- Ayrıca sana özgü olarak gecenin bir kısmında da Kur'ân oku(yup namaz kıl)mak üzere uyan, Rabbinin seni güzel bir makama ulaştıracağı umulur" (İsrâ 78-79).

"Gündüzün iki tarafında (sabah, akşam) ve gecenin yakın saatlerinde (gecenin bir bölümünde) namaz kıl, çünkü iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, ibret alanlara bir öğüttür" (Hûd: 52/114). İsrâ: 50/78-79'uncu ayetlerde Hz. Peygamber'e, güneşin sarkmasından, alacakaranlığa değin ve bir de tan yeri ağarırken namaz kılması emrediliyor. Sabah Kur'ânı'nın, yani ibadet ve duasının görülmeye değer, yapılması gerekli bir ibadet olduğu vurgulanıyor.

Ayrıca gecenin bir kısmında da uyanıp dua ve ibadet etmesi, bu suretle Allah'ın, kendisini Makam-ı Mahmûd'a (yüce bir mevkiye) ulaştırabileceği bildiriliyor. Dülûku'ş-şems, güneşin eğilmesi kayması demektir. Güneşin eğilmesi iki anlama gelebilir: Ufkun altına doğru sarkması, günün ortasında göğün orta noktasından sağa kayması. Birinci anlamda dülûku'ş-şems akşam vaktini, ikinci anlamda öğle vaktini belirler.

Gerçi iki anlam muhtemel görünmekle beraber bize göre dülûku'ş-şems ile kastedilen akşam vaktidir. Çünkü Hûd: 52/114'üncü ayette de Hz. Peygamber'e, gündüzün iki ucunda ve geceye yakın zamanlarında veya diğer bir kıraate göre geceye yakın bir zamanda namaz kılması emrediliyor.

DİĞER YENİ YAZILAR