Soru: Sayın hocam, namaz kılıyorum ama maalesef namazlarımda tertip sahibi değilim, işlerim dolayısıyla namazlarımı bazen tehir, bazen de vaktinden evvel eda etme durumuna düşüyorum. Cem'-i salât konusunda sizin fikirleriniz nedir? Ezan sesini duyup da namazı vaktinde kılamayınca gerçekten çok rahatsız oluyorum. Bu açıdan vereceğiniz cevap benim için çok önemli. Şimdiden teşekkür ederim.
Aynı mealde bir soru da bir başka okurumdan, Emir Yetkin'den geldi. Yetkin, "Kur'ân-ı Kerim'e göre namaz kaç vakittir? Daha doğrusu Kur'ân'da namazın üç vakit olduğu doğru mu?" diye soruyor.
Cevap: Sizin ruhunuz namaza iyice alışmış. Vaktinde kılmayınca ruh sıkıntısı bedeninizi etkiliyor. Onun için en makbulü namazları vaktinde kılmaktır. Ama iş veya seyahat dolayısıyla her namazı vaktinde kılamayan, Peygamberimiz'in verdiği ruhsata dayanarak öğleyle ikindiyi, akşamla yatsıyı birlikte kılabilir. Buna namazları cem' denilir. Bu da iki türlüdür:
1- Öğle vakti içinde önce kamet getirip öğleyi, ardından da yine kamet getirip ikindiyi; keza akşam vaktinde önce akşamı, ardından da yine kametle yatsıyı kılmak takdim cem'i (yani ikinci namazı öne çekerek birincisiyle birleştirme) denilir.
İkinciyle birlikte kılmak
2- Öğlenin veya akşamın vakti çıktıktan sonra, önce bir kametle öğleyi, ardından bir kametle de ikindiyi; akşamın vakti çıktıktan sonra önce bir kametle akşamı, ardından bir kametle de yatsıyı kılmaya da tehir cem'i (yani birinci namazı erteleyip ikinciyle birlikte kılma) denilir.
Her ikisi de sefer ve iş gereği caizdir. Namazların cem'i konusunu daha önce de yazmıştım ama demek ki bu önemli konuyu bir defa yazmak yetmiyor. Birkaç kez yazıp açıklamak gerekiyor. Onun için biraz ayrıntıya girerek yeniden açıklayacağım.
Kur'ân-ı Kerîm, namaz için üç vakit belirlemiştir. Bunlar, gündüzün iki ucuyla, gecenin gündüze yakın bir kesimidir. İsrâ 78-79'uncu ayetlerde Hz. Peygamber'e, güneşin sarkmasından, gecenin alacakaranlığına değin ve bir de tan yeri ağarırken namaz kılması emrediliyor.
Dülûku'ş-şems; güneşin eğilmesi, ufkun altına kayması demektir. Akşam vaktini belirleyen bir deyimdir. Gasak, ortalık karardığı zaman olan yatsı vaktini belirler. Hûd 114'üncü ayette de yine Hz. Peygamber'e, gündüzün iki ucunda ve geceye yakın zamanında namaz kılması emrediliyor.
(Devam edecek)
Kur'an'a göre namaz (1) Kur'an-ı Kerim üç vakit belirlemiştir!
Ama iş veya seyahat dolayısıyla her namazı vaktinde kılamayan, Peygamberimiz'in verdiği ruhsata dayanarak öğleyle ikindiyi, akşamla yatsıyı birlikte kılabilir. Buna namazları cem' denilir. Bu da iki türlüdür
Haberin Devamı

