Kur'an yolunun dışına çıkanlar

Kur'ân ve hadisin belirlediği yolun dışına çıkan görüşler, gruplar, İslâm bilginlerince sapık mezhep kabul edilir

Haberin Devamı

Soru: "Kur'ân'a Göre Hz. Muhammed'in Hayatı" adlı eserinizi okudum. Ebuleheb'in, Hz. Peygamber'e düşmanlığını anlatırken 53'üncü sayfada, Emevilerin İslâm'ın birliğini bozduğunu ve saltanatı getirdiklerini anlatırken 3'üncü paragrafın sonunda Emevilerin bu davranışının "Bazı sapık mezheplerin" ortaya çıkmasına sebep olduğunu belirtiyorsunuz. "Sapık mezhep" kavramını açıklar mısınız?

Cevap: Kur'ân ve hadisin belirlediği yolun dışına çıkan görüşler, gruplar, İslâm bilginlerince sapık mezhep kabul edilir. Tabii bu mesele, görecelidir. İslâm bilginlerinin çoğunluğunca sapık kabul edilen bazı gruplar da kendilerinin en doğru yolda olduklarını ileri sürmüşlerdir. Bu sapık mezhep iddiası, İslâm ümmetinin 73 fırkaya ayrılacağını, hepsinin cehennemde olup sadece birinin kurtulacağını ifade eden kuşkulu bir hadise dayandırılır. Gayba ait bu tek kişi haberi, inanca temel olacak sağlamlıkta değildir. Ayrıca İslâm âleminde meydana gelmiş olan düşünce grupları da bu sapıklık savını, kendileri dışındakilere nispet etmişlerdir.

Tarihte Büyük Selçuklular döneminde, liderleri Hasan Sabbah'ın önderliğinde etkinliklerini artırmış olan Bâtıniler, sapık mezhebin tipik örneği olarak gösterilir. Bunlar, Kur'ân hükümlerinin, aklı ermez avam (kamu) için olduğunu, kendileri gibi olgun, ergin (!) kimselerin dinin hükümlerine bağlı kalmaları gerekmediğini ileri sürmüşlerdir. Bu konuda geniş bilgi, Mezhepler, Milel ve Nihal kitaplarında vardır.

Hükmü Allah verir
Soru: Sayın Hocam, insanların ahiretini kurtarmak için dünyada bir merciin olması gerektiği görüşüne katılır mısınız? (Ali Soysüren)

Cevap: İnsanların ahireti hakkında hüküm sadece Allah'a mahsustur. İsra Suresi'nde müşriklere hitaben, "Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse size azap eder. Biz seni, onların üzerine vekil göndermedik" (İsrâ: 54) buyurulmaktadır. Tevbe Suresi'nde de insanlar hakkında hükmün Allah'a ait olduğu vurgulanmaktadır: "Başka bir takımları da var ki Allah'ın emrine bırakılmışlardır. (Allah) ya onlara azap eder ya da onları affeder. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir" (Tevbe: 106).

Bu ve benzeri ayetlerden, kimse hakkında mutlaka cehennemliktir yahut cennetliktir şeklinde hüküm vermenin doğru olmadığı anlaşılır. Kulların hali Allah'a kalmıştır. Hükmü verecek O'dur. Hiç kimse Allah'ın vekili, kefili değildir. "İşte o gün, gerçek mülk, Rahmanındır, (bütün hükümranlık yalnız O'na aittir) ve o (gün), kâfirler için çetin bir gündür" (Rahman: 26).

Bu ve benzeri birçok ayet, ahirette hükümranlığın sadece Allah'a ait olduğunu, hiç kimsenin, diğerini kurtaramayacağını, zalimlerin bir yardımcısı olmadığını vurgulamaktadır.

DİĞER YENİ YAZILAR