Kur'an kolaylıkla anlaşılan bir vahiy kitabıdır

Kur'ân-ı Kerîm'de "ûtû'l-ilm, ehlu'z-Zikr, er-râsihûne fî'l-ilm (Kendilerine bilgi verilenler, zikir ehli, ilimde râsih olanlar)" tabirleri, hep kitap ehli bilginler hakkında kullanılmıştır

Haberin Devamı

(Dünden devam)
Kur'ân-ı Kerîm'de "ûtû'l-ilm, ehlu'z-Zikr, er-râsihûne fî'l-ilm (Kendilerine bilgi verilenler, zikir ehli, ilimde râsih olanlar)" tabirleri, hep kitap ehli bilginler hakkında kullanılmıştır. Âl-i İmran: 94/7. ayette, ilimde râsih olanlar tabiri de kitap ehlinin, derin bilgi sahibi iyi niyetli insanlarını kastetmektedir. Kitaplarında çeşitli anlama gelebilecek bazı ayetleri bilerek veya bilmeyerek yanlış yorumlayıp dine teslîs (üçleme) inancını sokanlar, Hz. İsa'nın, Allah'a kâinatın koruyucusu, sahibi, rabbi anlamında "Baba" demesini, amacından saptırarak gerçekten Allah'ın, İsa'nın babası olduğunu ileri sürenler ve yaptıkları yanlış yorumları kitabın hükmü gösterip, dinde kuşkuların, bölünmelerin doğmasına neden olanlar, özü bırakıp sözle uğraşanlar ve dini kendi tekellerinde görüp, Allah ile kul arasına girerek halk üzerinde baskı kuranlar, Hıristiyan din uzmanlarıdır.

Hz. Peygamber döneminde Müslümanlar arasında Peygamber'in dışında ne böyle din uzmanları grubu ne de "râsih alimler" denilebilecek ulema grubu vardı. Bundan dolayı Âl-i İmrân: 94/7. ayette sözü edilen müteşâ-bih ayetler, Kur'ân'ın değil, Kur'ân'dan önceki kitabın ayetleridir. Filozof İbn Sina asıl müteşâbihlerle ve mecazlarla dolu olan kitabın, İbrani kitabı Tevrat olduğunu söylemektedir. (Bkz. Gaudeul, Jean Marie ve Caspar, Robert: Textes del la Tradition musul-mane concernant le tahrif (falsification) deş Ecritures, Islamochristiana; 6 (1980), s. 91). O ayetlerin ardına düşenler ve kitabın teviliyle uğraşanlar da Peygamber'e gönül vermiş sahabiler olmadığı gibi râsih alimler de sahabilerin alimleri değildir.

Bu ayet, Hıristiyan din uzmanlarının, Kitab-ı Mukaddes karşısındaki tutumlarını anlatmaktadır. Yoksa Kur'ân'ın ayetleri hakkında "müteşâ-bih" sıfatı, anlamı kapalı, çeşitli anlamlara gelebilen manasında değil, güzellikte, sağlamlıkta birbirine benzer, birbirinden güzel manasındadır. Bu bakımdan Kur'ân'ın tamamı müteşâbihtir. "Allah, sözün en güzelini, (Kur'ân'ın ayetlerini güzellikte) birbirine benzer, ikişerli bir kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların, ondan derileri ürperir, sonra derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine yumuşar. İşte bu (Kitap) Allah'ın rehberidir. Dilediğini bununla doğru yola iletir. Ama Allah kimi sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz" (Zümer: 59/23). Kur'ân, anlamı açık, net, her şeyi güzel açıklayan, muhkem (sağlam) mufassal (açık, vazıh) ve kolay anlaşılır bir vahiy kitabıdır. (Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR