Soru: İstihare namazı hakkında bilgi verir misiniz? Kuran'da açıkça bellirtilmiş midir? İnsanlar birçok konu için istihare namazını uygulamaktadır. Örneğin rüyaya dayanılarak evlenilecek bir kişinin hayırlı veya hayırsız olduğuna bakılıyor. Bu yolla sağlıklı bir sonuca varılıp hareket edilir mi? Görülen rüya muhakkak doğruyu mu işaret eder?
Cevap: İstihare, karar verilmesi güç olan bir işin sonucunun hayırlı olup olmayacağı hakkında kalbe bir düşüncenin doğmasını istemek amacıyla yapılan bir ibadet yöntemidir. Ayete dayanmaz, hadise dayanır. Ama bu konudaki hadis sağlamdır. Ancak hadiste rüyaya yatma şeklinde bir istihare yoktur. Hadise göre bir işin sonucu hakkında karar vermekte zorlanan kişi, iki rekât namaz kılar, ardından istihare duasını okur ve kalbine doğan ağırlıklı düşünceye bakar. Kalbine hangi ağırlıklı düşünce doğarsa, gönlü hangi fikirle sevinç duyarsa onu yapar. Ama bu zorunlu değildir. Sadece çok tereddütlü zamanlarda başvurulan bir rahatlama yöntemidir. Dikkat edilirse, kalbine doğan ağırlıklı düşünceye bakılması emredilmiştir. Eğer kişinin gönlüne bir şey gelmezse, namazı ve duayı yedi kez yinelemesi emredilmiştir ki, bu yöntem de yine bir düşünce yöntemidir.
İstihare duasının ardından rüyaya yatmak, beyaz veya yeşil tonlu şeyler görünce işin hayırlı, kırmızı, siyah tonlu şeyler görünce işin hayırsız olduğuna karar verme yöntemi, sağlam hadiste yer almaz. Bu, salih kişilerin uygulamasıdır. Ama her şeyden önce akıl ve mantık esastır. Aklı bir kenara bırakıp hemen her şeyde istihareye yatmak Peygamber'in yolu değildir. Çünkü Peygamberimiz istihareye yatmamış, sadece sonucun kalbe ilham edilmesini istemek üzere dilekte bulunma yöntemini öğretmiştir.
Akılla sonucu kestirilen şeylerde ilham beklemek, istihare yapıp sonunda insanları suçlamaya varmak yanlıştır. Çünkü rüya ile amel olmaz. Kuran insanlara akıl ve düşünce yolunu göstermiştir. Rüyalar kanıt olmaz. Çünkü rüyalara şeytan düşünceleri veya bilinçaltı düşünceleri karışır. Ayrıca önerilen istihare yönteminde başkası değil, işi yapacak olan kimsenin yapması gerekir. Bir kişinin başkası adına istihare yapması Hz. Peygamber'in öğrettiği bir yöntem değildir.
Dünyaya gelmek bizim elimizde mi?
Soru: İnsanoğuluna, var oluşunda tercih hakkı verildi mi? Dünyada azap içinde yaşayacak bir insanın ahireti de cehennem olursa, o kişi yaratılmayı ister mi? Dünyaya gelmek veya gelmemek gibi bir tercih hakkımız oldu mu? (Şadiye Bulut)
Cevap: Dünyaya gelmek Allah'ın takdiridir, insanın elinde değildir. Allah diler, herhangi bir canlıyı yaratıp dünyaya getirir. İnsan doğacağı ortamı, anne babasını, ulusunu seçme özgürlüğüne sahip değildir. İnsan ana babasıyla, ırkıyla yahut yaşadığı yerle değil, kendi eylemleriyle, ahlak ve davranışlarıyla değerlendirilir. Kişi, iradeli eylemlerinden sorumludur, iradesiz eylemlerinden sorumlu olmaz. Mesela organlarının çalışmasından sorumlu değildir. Çünkü bu organların çalışması iradesine bağlı değildir. Bunun da binlerce hikmeti vardır. Mutluluk Allah'ın kaderine inanıp O'na teslim olmaktadır.
İslâm uleması ortak kararlar almalı mı?
Soru: Dini konularda ulema heyetinin toplanıp karar alması gerekmez mi? Çünkü dini bir konuda herkes başka şey söylüyor. Ne yapacağımızı şaşırıyoruz. (Uygar Koç)
Cevap: Biz kimsenin emriyle veya keyfiyle hareket etmeyiz. Biz Kuran'ın emrinde-yiz. Bize gelen sorulara Kuran'dan deliller göstererek cevap veriyoruz. İslâm alimleri toplanacak da oybirliğiyle karar vereceklermiş, onu iki bin sene de bekleseniz olmaz. Şimdiye kadar oldu mu ki şimdi olsun? Akıl için yol birdir. İslâm, Kuran'ın söyledikleridir. Helal ve haram Kuran'ın hükümleridir. Herkes özgürdür, dileyen sindirerek okuyup aydınlanır, dileyen reddeder. Yazılarımızdan aydınlanan ve bizimle aynı çağda yaşadığı için kendini şanslı kabul eden insanlar da çok.
Kuran insana akıl yolunu göstermiştir
İstihare, karar verilmesi güç olan bir işin sonucunun hayırlı olup olmayacağı hakkında kalbe bir düşüncenin doğmasını istemek amacıyla yapılan bir ibadet yöntemidir. Ayete dayanmaz, hadise dayanır
Haberin Devamı

