İnsanın asıl değeri, malından veya mevkiinden gelmez, olgun ruhundan, temiz ahlâkından gelir. Ziya Paşa'nın dediği gibi: "Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma, Zer-dûz palan vursan essek yine eşşektir." (Kötü kökenli, karakteri bozuk insana, hiç üniforma yükseklik kazandırır mı? Eşeğe altından yapılmış palan vursan yine eşektir.)
Dini siyasete alet edenler, din adına halktan demet demet para toplayanlar, kendi yolunda olmayan bütün Müslümanların kâfir olduğunu, yalnız kendi mürşitlerinin veya cemaatlerinin yolunda gidenlerin cennete gireceğini söyleyip cenneti parselleyenlerdir. Kur'ân, Allah'ın rahmetine iltica eden bütün insanlara ilahî rahmeti sunar. Allah'ın bol rahmetini daraltmaz. Bütün kulları Allah'a çağırır. İnsanlığa ümitsizlik değil, ümit aşılar. Karamsarlık değil, sevinç ve ferahlık aşılar. Kur'ân'ın aydınlık, ümit, rahmet yolunu karartmaya, Allah'ın bol rahmetini daraltmaya hiç kimsenin hakkı yoktur.
Bir köylü, Hz. Peygamber'in yanında, "Allah'ım, bana ve Muhammed'e rahmet et" seklinde dua edince Resul-i Ekrem Efendimiz, "Sen Allah'ın rahmetini daralttın" buyurmuştur. Öyle ya, Allah'ın rahmeti bütün kullara yetişir. Yeter ki kul, o rahmete koşsun. Çünkü yüce Allah, kendisine bir karış yaklaşana iki kanş yaklaşır, bir kulaç yaklaşana iki kulaç yaklaşır. Kendisine yürüyerek gidene koşarak gelir.
Tamamen saçma bir iddia
Hadîs-i Kudsî ile belirtilen bu ifadeler, Allah'ın kullarına olan sevgi, şefkat ve merhametini sembolize etmektedir. Allah, hangi kulunu daha çok sever? Bunu ancak kendisi bilir. Allah'ın veli kullarının bazılarından, Allah'ın bir lütfü olarak kerametler (olağanüstü şeyler) zuhur eder. Bu, onların veliliğinin işareti olabilir. Fakat kulun, Allah katındaki mertebesini tam belirtmez. Çünkü Allah katında hangi kul, hangi veli en yüksektir, bunu ancak Allah bilir.
Herhangi bir kulun, Allah katında en yüksek dereceye eriştiğini söylemek, peygamberlik iddia etmek demektir. Zira Allah'tan vahiy alan yalnız peygamberlerdir. Allah ile haberleşmeyen kimselerin, bir kul hakkında "en yüksek dereceye erişti" demeleri saçmadır. Allah ile konuşmadığına göre bunu nereden biliyor? Eğer bizzat Allah ile temas kurmuş, O'ndan melek vasıtasıyla vahiy almışsa o zaman peygamberdir. Halbuki Hz. Muhammed (s.a.v.)'den sonra peygamber gelmeyecektir. O halde üstünlük iddiası tamamen saçmadır.
Kur'an-ı Kerimin aydınlık yolunu kimse karartamaz
İnsanın asıl değeri, malından veya mevkiinden gelmez, olgun ruhundan, temiz ahlâkından gelir
Haberin Devamı

