Kur'an çevirisinde keyfiliğin yeri yok

Kur'an çevirisinde keyfiliğin yeri yoktur. Mevcut meallerin ilk 4-5'i hariç, hepsi birbirinden alınma, ticaret amaçlı meallerdir

Haberin Devamı

Soru: Hocam, Nisa Suresi 29'uncu ayetin mealini, "Ey inananlar! Mallarınızı aranızda batılla (doğru olmayan yollarla haksız yere) yemeyin. Kendi rızanızla yaptığınız ticaret olursa başka. Canlarınızı da öldürmeyin. Doğrusu Allah size karşı çok merhametlidir" şeklinde yapmışsınız. Muhammed Esed ise meali şu şekilde vermiş: "Ey imana ermiş olanlar! Birbirinizin mallarını haksız yollarla -karşılıklı rızaya dayanan ticaret yoluyla da olsa -heba etmeyin ve birbirinizi mahvetmeyin, zira Allah sizin için bir rahmet kaynağıdır." Sizinkinde sanki rızaya dayanan haksız yollarla yenilebilirmiş gibi bir anlam çıkıyor. Bunu açıklar mısınız? Bu konu bir sempozyumda da dile getirilmişti. Bir Kur'an mütercimi de meallerde parantez kullanımının okuyucuyu sınırlandırmak olduğunu söyledi. Bu konuda sizin görüşünüz nedir? (İzmir İlahiyat Fakültesi öğrencisi Mustafa Yılmaz)

Cevap: Evvela o çeviriyi Muhammed Esed yapmadı, Muhammed Esed'in İngilizce çevirisini Türkçe'ye çevirenler yaptı. Bence o tercüme yanlıştır. Çünkü âyette "la te'kulû: yemeyiniz" buyuruluyor, "la tuhlikû: mahvetmeyiniz, heba etmeyiniz" denmiyor. Bu ifadeyi "heba etmeyiniz" şeklinde çevirmek yanlıştır. Bizim çevirimize göre âyette ancak karşılıklı ticaret yoluyla insanların, birbirlerinin mallarını yemelerine müsaade ediliyor. Karşılıklı rızaya dayanan ticaret, batıl yol değil, meşru yoldur. Batıl yolda karşılıklı rıza olmaz. Ama Muhammed Esed'in çevirisinden, karşılıklı rızayla yapılan ticaretin de yasak olduğu anlamı çıkar ki son derece hatalıdır.

Satır arasındaki mana
Parantez kullanmanın, okuyucuyu yönlendirmek olduğu görüşüne katılmıyorum. Parantez, satır arasındaki manayı okuyucuya göstermek içindir. Parantez olmazsa keyfi çeviri olur. Asıl parantez koymamakla okuyucu çeşitli anlam içinde şaşırtılmış olur. Kur'an çevirisinde keyfiliğin yeri yoktur. Mevcut meallerin ilk 4-5'i hariç, hepsi birbirinden alınma, ticaret amaçlı meallerdir.

Ben tefsir yazmadan önce niçin tefsir yazmıyorlardı da şimdi eline kalemi alan tefsir yazmaya kalktı? Şöhret ve paradan başka bir amaç yok. Bunlar mesailerini gereksiz olarak meal yazmaya harcama yerine -ki aslında mesai de harcanmıyor sadece mevcut meallerden nokta virgülün yerini, bazı bağlaçları değiştirerek yeni mealler ortaya çıkarıyorlar- doğru dürüst ilmi çalışmalar yapıp yeni fikir üretseler, topluma bilinmeyen şeyler sunsalar daha iyi olur.

Benim mealim, uzun uğraşın sonucu yapılmış ciddi mealdir. En son basımı, en doğru mealdir. Ben ne yaptıysam hep benim yaptıklarımı aldılar. O sempozyuma da bunun için katılmadım zaten. Çünkü orijinal bir şey sunan yok. Söylenenleri yüz kere tekrar edip dururlar.

DİĞER YENİ YAZILAR