Kur'an, bilmece kitabı değildir

"Kur'ân'ı düşünmüyorlar mı, yoksa kalplerinin (anlayışlarının) üstünde kılıflar mı var?"

Haberin Devamı

"Kur'ân'ı düşünmüyorlar mı, yoksa kalplerinin (anlayışlarının) üstünde kılıflar mı var?" (Muhammed: 24). Hatta Kur'ân'ın anlamını düşünmeyenleri, akılları dumura uğramış, kör, sağır, düşüncesiz insanlar olarak niteliyor ve öylelerinin hayvanlardan da sapık olduğunu vurguluyor: "Andolsun, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık ki kalpleri (akıllan) var fakat onlarla düşünüp anlamazlar; gözleri var fakat onlarla görmezler; kulakları var fakat onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da sapık. Ve işte gafiller (düşüncesizler) onlardır." (A'raf: 179).

Kur'ân, anlaşılmaz bir bilmece kitabı değildir. Dilini bilip okuyan, düşünen herkesin anlayacağı ilâhi bir kitaptır. Zaten Arapça indirilmesindeki hikmet de ilk muhatabı olan Arapların, onu anlayıp öğütlerinden yararlanmalandır.

Düşünmeyi öğütler
"Kuşkusuz biz onu, anlamanız için Arapça bir Kur'ân (okuma) olarak indirdik" (Yusuf: 2). Kur'ân, insanları hep düşünmeye, gerçeğe ulaşmaya teşvik eder. Tarihi olayları araştırmayı, eski ulusların durumlarını incelemeyi, onların çöküşünü hazırlayan nedenleri düşünmeyi öğütler.

Kişi araştırmalı, okumalı, incelemelidir ki bilinçlensin; ruhuna sağlam, sarsılmaz inanç yerleşsin. Kalbe hurafeler çöreklenmesin. Zira akıllarını hurafelerin istila ettiği insanlar, dünya hayatında, medeniyette, teknolojide geri kaldıkları gibi ebedi hayatlarında da perişan duruma düşerler. Hakikat rüzgârları, hurafe yığınlarını dağıtır. Hiçbir ilhâd ve şüphe esintisinden etkilenmeyecek inanç, sağlam bilgiye dayalı inançtır.

Yanlış bilgilere dikkat
Piyasaya her gün yığınla kitap çıkıyor. Bunların büyük çoğunluğu derleme, aktarma, makaslamadır. Emek ve incelemeden yoksundur. Eğer dini bunlardan öğrenmeye kalkarsanız, yanlış bilgilerle şartlanırsınız. Öyle bir duruma gelirsiniz ki, Kur'ân'a rağmen o düşünceleri savunur, Kur'ân'dan ayet okunsa, "Onu biz anlayamayız" dersiniz. Böylece o yanlış bilgiye bağlanıp Kur'ân'ın açık ifadesini bir kenara itersiniz.

İslâm'ı anlatmayı üstlenen veya bununla görevli olanlar, İslâm davetçisi olarak önce Kur'ân'ı, sonra temel kaynakları okuyunuz. Okuduklarınızı da Kur'ân'ın ışığında değerlendiriniz. Rivayetleri değil, Kur'ân'ı baz alınız. Kur'ân'ı rivayetlere tâbi değil, rivayetleri Kur'ân'a tâbi kılınız. Hiç kimse, Kur'ân'ı zorlamaya, te'vîl veya neshetmeye hak sahibi değildir. Kur'ân haktır, ötekiler zan. Daima zan, hakkın ışığında değerlendirilir.

Yarın: Allah'ın birliğim en güzel anlatan sure, İhlas Suresi'dir.

DİĞER YENİ YAZILAR