Kur'ân'ın bütün ayetleri güzellikte birbirine benzer

Kur'ân'ın bütün ayetleri muhkemdir. Muhkem ve müteşâbih sözü, Kur'ân ayetleri hakkında değil, Kitabı Mukaddes ayetleri hakkında söylenmiştir

Haberin Devamı

Soru: Kur'ân'da muhkem ayetler ve müteşâbih ayetlerin sayılan kaça kaçta? Namazda okunması gereken ayetler hangileri olmalıdır? (Muzaffer Tanrıkulu)

Cevap: Kur'ân'ın bütün ayetleri muhkemdir. Muhkem ve müteşâbih sözü, Kur'ân ayetleri hakkında değil, Kitabı Mukaddes ayetleri hakkında söylenmiştir. Kur'ân'da manası anlaşılmayan ayet olmadığına göre Kur'ân'ın tamamı muhkemdir. Müteşâbih, birbirine benzer, karşıtlı anlamına gelir. Bu bakımdan Kur'ân'ın bütün ayetleri müteşâbih, yani güzellikte birbirine benzerdir. Ama manası açık olmayan müteşâbih sıfatı Kur'ân için söz konusu değildir. Bu konuda "Kur'ân Ansiklopedisi"nden bir maddeyi özetleyelim:

Müteşâbih, şebeh kökünden gelir, şibh, sebeh ve şebîh renk, tat, adalet ve zulüm gibi nicelik, nasıllık bakımından benzer demektir. Aynı kökten gelen şübhe de iki şeyin, ya fizik veya anlam bakımından ayırt edilemeyecek derecede birbirine benzemesidir. Burada Kur'ân ayetlerinin güzellikte, belâğatte hep birbirine benzer, biri diğerinden ayırt edilemeyecek derecede güzel, birbiriyle uyumlu demektir. Al-i İmran Suresi'nin 7'nci ayetinde "Onun tevili" kelimesindeki zamir, müteşâbih kelimesine değil, kitaba gitmektedir.

Hegemonya kuranlar
Kitap ile kasıt da Kur'ân değil, ondan önceki kutsal kitaptır. Onun tevili yoluyla fitne yapmak isteyenler, müteşâbih ayetlerin tevilini değil, kitabın tevilini istemektedirler. Kitabın tevili de onu istenilen biçimde yorumlamak değil, onun uyarısının hakikati, yani bildirdiği azabın, va'd ve vaîd'in gerçekleşmesini istemektir.

Ayette kitabın müteşâbihinin ardına düşenlerin, kitabın tevilini istedikleri, yani kitabın tehdit ve uyarılarının, başlarına gelmesini istedikleri anlatılmaktadır. Kitabın anlamını istediği biçimde yorumlayıp halk üzerinde baskı, hegemonya kuranlar, bu davranışlarıyla sanki başlarına azap gelmesini istemiş olurlar. Tevilin, ilahi uyanların gerçekleşmesi anlamında olduğu, Kur'ân'ın kesin ifadesiyle sabittir. (Bkz. A'râf: 39/53, Yunus: 51/39.) Âl-i İmran 7'nci ayette, müteşâbih ayetlerin ardına düşenlerin iki şey istedikleri anlatılmaktadır. Biri fitne, diğeri kitabın tevilidir. Fitne, baskı, zulüm demektir. Bunlar, manası açık olan ayetleri istedikleri gibi yorumlayamayacaklarıı için müteşâbih ayetlerin ardına düşer, onları istedikleri biçimde yorumlar ve böylece bu işi sadece kendilerinin bildiğini ileri sürerek dini kendi tekellerine almak isterler. (Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR