Soru: Dört rekâtlı bir namaz kılarken 4'üncü rekâttan sonra oturmayı unutup ayağa kalksam ve bunu da 5'inci rekâtta Fatiha'ya başlayınca fark etsem ne yapmam gerekir? Yemin kefaretinde, bir fakiri 10 gün doyururken bunu para olarak vermek istesek bir günün bedeli nedir? Bazı hocalar insanın sağ avucunun içinde çizgilerle 81, sol avucunun içinde yine çizgilerle 18 yazılı olduğunu, bu sayıların biri birleriyle toplanıp çıkarılmalarından çok hikmetli konular elde edildiğini söylüyorlar. Bu ne derece doğrudur? Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesinde bulunan Kur'ân-ı Kerîm mealini okurken birkaç ayette dünya hayatının bir oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu belirten ifadeler okudum. Bunu nasıl yorumlamalıyız? (Adil Koçak)
Cevap: Sayın Adil Koçak'ın sorularını sırayla cevaplıyayım. Son kadede oturmadan yanılarak kalkan kimse, kalktığı rekât için secde yapmamış ise oturur ve sehiv secdesi yapar. Eğer kalktığı fazla rekât için secde yapmış ise farzı nafile olur, dilerse bir rekât daha kılar, dilerse selam verir. Sonunda sehiv secdesi yapmaz. O farzı yeniden kılmak lazımdır. Çünkü kıldığı namaz nafile hükmüne geçmiştir. Fakat son kadede teşehhüd miktarı oturduktan sonra kalkan kimse hemen oturur, selam verir, teşehhüdü tekrar okumaya lüzum yoktur. Hatta oturmadan ayakta selam verse de olur. Zira farz olan kuûdu (oturmayı) yapmıştır. Yalnız ayakta selam vermekle sünneti terk etmiş olur. Sonunda sehiv secdesi lazımdır. Selam yerinden geriye bırakıldığı için secde lazım gelir. Eğer kalktığı rekât için bir secde yapmış ise en doğrusu bir rekât daha kılıp selam vermektir. Kıldığı iki rekât nafile olur.
Bir günlük kefaretin parasal değeri bir fitre, yani takriben 5 YTL'dir. Avuçtaki çizgiler için söylenenler safsatadır. 81 rakamı Arap yazısına göre tesadüfen çıkar. Ama dünyada yaygın yazıya göre öyle bir rakam çıkmaz. Bazı ayetlerde dünya hayatının bir oyun ve eğlenceden ibaret olduğu ifadesi, çalışmayı bırakma anlamına gelmez. İnsanlar bu dünyada çoklukla vakitlerini oyun, eğlence, gaflet, oyalanma içinde geçirir.
Ayrıca bu görünen dünya yaşamı, asıl görünmeyen âlemdeki hayata göre çocuk oyuncağı, bir hayal gibi kalır. Kur'ân, asıl gerçek yaşamın, bu dünya yaşamının içyüzü durumundaki ahiret yaşamı olduğunu vurgulamaktadır. Ama o yaşamın huzuruna erebilmek için dünya yaşamını iyi, huzurlu geçirmek gerekir. Bunun için de çalışmak lazımdır. Kur'ân, insanı hem dünya, hem de ahiret için çalışmaya teşvik eder. Ancak ahiret ağırlıklı yaşanmasını öğütler. Kalıcı hayat için çalışmak da insanı güzel ahlak sahibi yapar. Güzel ahlak, dünya mutluluğunun da adresidir.
Kur'ân, hem dünya hem de ahiret için çalışmaya teşvik eder
Sayın Adil Koçak'ın sorularını sırayla cevaplıyayım. Son kadede oturmadan yanılarak kalkan kimse, kalktığı rekât için secde yapmamış ise oturur ve sehiv secdesi yapar
Haberin Devamı

