Kulla Allah arasına kimse giremez

Namazlarınızı bırakmayınız. İş düzeniniz elverişli değilse öğleyle ikindiyi birleştirerek kılabilirsiniz. Akşamla yatsı da birleştirilebilir. İsterseniz öğlenin vakti içinde önce öğleyi, ardından da ikindiyi kılarsınız

Haberin Devamı

Soru: Elimden geldiğince namazımı beş vakit (kazalarla) kılmaya çalışıyorum. Giyimim modern. Gerekirse denize de giriyorum. Ama Allah yüreğime bakıyor, biliyorum ve ibadetimden vazgeçmiyorum. Sizce bu yanlış mı? Nadir de olsa oje sürüyorum. Çevrem, ibadetimin eksik olduğunu savunuyor. Doğru mu? Abdest almaya imkân bulamayan birinin, bir gün cünüp gezmesinin günahı nedir? (Zaliha)

Cevap: Namazlarınızı bırakmayınız. İş düzeniniz elverişli değilse öğleyle ikindiyi birleştirerek kılabilirsiniz. Akşamla yatsı da birleştirilebilir. İsterseniz öğlenin vakti içinde önce öğleyi, ardından da ikindiyi kılarsınız. İsterseniz ikindinin vakti içinde yine önce öğleyi, sonra ikindiyi kılarsınız. Birincisini öne alma (takdim) cemi, ikincisine tehir (erteleme) cemi denilir. Aynı şey akşamla yatsı için de söz konusudur.

İslam'ın belirlediği biçimde giyinmek elbette daha iyidir. Ama bu giyim, modern olmamak anlamına gelmez. Modern giyimle de İslâm'ın ölçülerine uyabilir, şık giyinebilirsiniz. Giyiminiz nasıl olursa olsun, elleriniz ojeli de olsa abdest ve namazınızı, ibadetinizi bırakmayınız. Kimin ibadetinin kabul edilip kimin kabul edilmediğini insanlar değil, sadece Allah bilir. Siz ibadeti insanların beğenisi için değil, Allah için yapıyorsunuz. Kul ile Allah arasına kimse giremez.

Gelelim diğer sorunuza. Abdest alma imkânı bulamayan kimse cünüp de olsa teyemmüm eder. Yani ellerini temiz toprağa vurup önce yüzüne sürer sonra yine toprağa vurup sol avucuyla sağ kolunu, sağ avucuyla da sol kolunu sıvazlar. İşte bu teyemmümdür. Abdest alma veya yıkanma imkânı bulamayan kimse, bu şekilde teyemmüm edip ibadetini yapar. Normal abdest alma veya yıkanma imkânı buluncaya kadar uygulama böyle olur. Yıkanma imkânı bulamayan kimse, bu imkânı buluncaya kadar cünüp kalırsa günahkâr olmaz.

Allah, hiç kimseye gücünün üstünde bir şeyi emretmez. "Bir gün cünüp kalmanın günahı ne kadardır?" diye bir soru anlamsızdır. İmkân bulamayan için günah söz konusu değildir. Ayrıca biz günah ve sevap miktarını ölçer aletlere sahip değiliz. Günah ve sevaplar gramlarla kilolarla, bizim sayı birimlerimizle ölçülemez. Bu ham fikirleri bırakmak gerekir.

O, size sizden de yakındır
Soru: Babam bize, içinde nazar ayeti olan bir muska yaptırdı. Böyle şeyleri taşımak doğru mu? (Erdener Arabacıoğlu / Hatay)

Cevap: Bunlara gerek yok. Allah size sizden de yakındır. Niyazi'nin dediği gibi:

Sağ-u solum gözler idim
Dost yüzünü görsem deyu
Ben taşrada arar idim
Ol can içinde can imiş.

Allah'a sığınınız. Allah'tan başka herhangi bir şeye bağlanmak, tevhit inancına aykırıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR