Küfür ve şirk en ağır günahtır

Kur'ân'ın anlatımına göre ahirette insanın kitabı (eylem tutanağı) sağdan veya soldan verilir. Kitabı sağ yanından verilenlerin hesabı kolaydır. Onlar cennete giderler

Haberin Devamı

Soru: Değerli hocam, sizden şu iki sorumu cevaplamanızı rica ediyorum:

1- Kıyamet gününde, kitabı sağdan ve soldan verilenler dışında bir üçüncü sınıf var mı? İmanı olup bir süre azap çektikten sonra cennete gidecek olanlara kitapları nasıl verilecektir?

2- Hz. İbrahim'den sonra birçok peygamber gelmiştir. Neden Hz. Peygamberimizden başkası Kâbe-i Muazzama ile ilgilenmedi? (F. Baltacıoğlu)

Cevap: 1- Kur'ân'ın anlatımına göre ahirette insanın kitabı (eylem tutanağı) sağdan veya soldan verilir. Kitabı sağ yanından verilenlerin hesabı kolaydır. Onlar cennete giderler. Hatta onlar hesaba da çekilemezler. Kitabı sol yanından verilenler suçlu, günah, şirk ve küfürle kirlenmiş ruhlardır. Onlar çetin hesaba çekilir, cehenneme atılırlar.

Kur'ân'ın anlatımına göre insan ya suçludur ya suçsuz. Her türlü günah suçtur. Esasen küfür, Allah'a karşı nankörlüktür. Günahlar da öyle. Ancak günahların hafifi var, ağın var. Küfür ve şirk en ağır günahlardandır.

Günah işler yaparak suç işleyenler (hangi günah olursa olsun), günah derecelerine göre cezalandırılmak üzere cehenneme atılırlar. Ne kadar ağır olursa olsun, hiçbir suçlu, sonsuzca cehennemde kalmaz. Çünkü işlenen suça, suçtan daha ağır ceza vermek Allah'a yakışmaz. Cehennem ve ceza, ruhu arıtmak içindir.

Bereket ve hidayet
Altmış yıllık ömrün tamamı suçla geçmiş olsa dahi onun cezası, katrilyonlarca, sonsuzca azap olmaz. Çünkü Allah, "Bir kötülüğün cezası, dengi bir kötülüktür. Ama affedip ıslah eden Allah tarafından ödüllendirilir" buyurmaktadır. Kur'ân, suça ancak dengi bir cezanın verilebileceğini, daha ağır ceza vermenin zulüm olduğunu vurgularken Allah, nasıl kullarına emrettiği temel kuralın dışına çıkar? Allah zulmetmekten münezzehtir.

2- "Doğrusu insanlara (mabet olarak) ilk kurulan ev, Mekke'de olandır. Alemlere uğur, bereket ve hidayet kaynağı olarak kurulmuştur" (Al-i İmran: 96). Bizim kanaatimize göre ayette geçen "nâs" ile kastedilen, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in kendi toplumu olan Araplardır. Ayetten, Hicaz bölgesinde yapılan ilk mabedin Kabe olduğu anlaşılır. Hz. İbrahim, yaşayan üç büyük din peygamberinin atasıdır. Bu bakımdan dünyada peygamberler tarafından yapılan ilk mabet de Kabe'dir. Ama bu, ondan önce, başka bölgelerde, başka insanlar tarafından mabet yapılmadığı anlamına gelmez.

Kabe'yi, Hz. İbrahim'in yaptığı, Bakara Suresi'nin 126. ayetinde anlatılır. Mescid-i Aksa'yı ise Kabe'den asırlar sonra Hz. Süleyman yaptırmıştır. Allah her kavme kendi içinden peygamber göndermiştir. Hindistan'da veya Çin'de çıkan Peygamberin Kabe'yi bilmesi ve gelip ziyaret etmesi mümkün değildir. Böyle delilsiz ayrıntılar din değildir. Bu tip rivayetleri inanç haline getirmek, dini basitleştirmek olur.

DİĞER YENİ YAZILAR