Okuyucum Yeliz Çağlar'ın, "müzik ve düğün adabıyla" ilgili sorusunu dünkü yazımda cevaplamıştım. Yeliz Hanım'ın diğer sorusu ise şöyleydi: "Kıyametin alâmetlerinden Kur'ân-ı Kerim'de bahsediliyor mu? Eskiden beri söylenen bazı şeyler var. Güneş'in batıdan doğması, İslâmiyet'in dünya üzerinde yaygınlaşması, Yecüc gibi yaratıklar gibi... Bunların aslı var mı?" Bugünkü yazımda okuyucumun bu sorusunu cevaplayacağım.
En'âm Sûresi'nin 158'inci ayetinin, bazı kıyamet alâmetlerine işaret ettiği ileri sürülmektedir. Gerçekte o ayette, kıyamet alâmetlerinin kastedildiği, hiçbir sağlam delile dayanmaz. Çünkü ayet, ilk anda Hz. Peygamber (s.a.v.)'in çağdaşı olan müşrikleri uyarmakta, bu alâmetlerin onlara geleceğine işaret etmektedir. O adamlar, dünyanın sonunda olacağı söylenen kıyamet alâmetlerini beklemezler. Zaten onları görmeleri de mümkün değildir. Öyle ise bu ayetin işaret ettiği ayetler, kıyametle ilgili değil, o müşriklerin kendi sonlanyla ilgilidir.
Muhammed 18'inci ayette, Peygamber dönemindeki inkârcıların başlarına gelecek olayların (eşrât) da kıyamet alâmetleri olduğu ileri sürülür. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in devrinde gelmiş olan kıyamet alâmetleri nedir? Bu ayette de uyarılanlar, Hz. Peygamber'in karşıtlarıdır. Bunları, belki binlerce yıl sonra vuku bulacak kıyametle tehdit etmenin bir yararı olmaz. Onların tehdit edildikleri olaylar, pek yakında egemenliğin Müslümanların eline geçeceğidir. Gerçekten de öyle olmuştur.
Hiç kimse gaybı bilmez
Kur'ân, kıyametin ansızın geleceğini söylüyor. Ansızın gelecek şeyin alâmeti olmaz. Ayrıca Kur'ân, Peygamber'in gaybı bilmediğini, sadece kendisine vahyolunana tâbi olduğunu belirtmektedir. Gaybı bilmeyen Peygamber'in, kıyametin ne zaman kopacağını bilmediğini de ısrarla vurgulamıştır: "Sana o saatten soruyorlar, ne zaman gelip çatacak diye. De ki: Onun bilgisi ancak Rabbimin yanındadır. Onu zamanında ortaya çıkaracak olan yalnız O'dur. O göklere de yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir. Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: O'nun bilgisi Allah'ın yanındadır. Fakat insanların çoğu bilmezler.
De ki: Ben kendime, Allah'ın dilediğinden başka ne bir fayda, ne de bir zarar verme gücüne sahip değilim. Eğer gaybı bilseydim, kendime çok yarar sağlardım (definelere sahip olurdum). Bana kötülük dokunmamış, beni cin çarpmamıştır. Ben sadece inanan bir kavim için uyarıcı ve müjdeleyiciyim" (A'râf: 187-188), "O saatin ne zaman demir atacağını (gelip çatacağını) sana soruyorlar. Sen onu nereden bileceksin? Onun sonucu (kesin bilgisi) Allah'a aittir" (Nâziât: 42-44) ayetleri, Peygamber'in kıyametin ne zaman kopacağını da bilmediğini açıklıkla belirtmiştir.
Bu konuya yarın da devam edeceğim.
Kıyametin alâmeti olmaz
Okuyucum Yeliz Çağlar'ın, "müzik ve düğün adabıyla" ilgili sorusunu dünkü yazımda cevaplamıştım
Haberin Devamı

