Soru: Caferilerin nazarında değerli olan sakaleyn hadisi, ehl-i sünnet cemaatinde neden değiştirildi? Biz o hadisi şöyle biliyoruz: "Aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum, biri diğerinden daha değerli olan Kuran-ı Kerim ve itretim (soyum) olan ehl-i beytim, onlara sarılırsanız kıyamete kadar doğru yoldan ayrılmazsınız." Ama ehl-i sünnet cemaatine ait çoğu alimin yazdığı kitaplarda bu iki değerli emanet, kitap ve sünnet olarak zikrediliyor. Eğer bu hadis ehl-i sünnet cemaatine ait alimlerin zikrettiği gibiyse, bugün bile hiçbir kesimin üzerinde tam olarak emin olmadığı binlerce hadis, bize kıyamete kadar nasıl yol gösterecek?
Cevap: Yazdığınız hadisin üç varyantı var: Birincisi: "Size Allah'ın kitabını bırakıyorum. Ona uyarsanız şaşmazsınız." İkincisi: "Size iki şey bırakıyorum: Allah'ın kitabı ve benim sünnetim." Üçüncüsü: "Size iki şey bırakıyorum, Allah'ın kitabı ve ehl-i beytim." Gerçekte doğru olan birincisidir. Yani Peygamber'in bize bıraktığı, sadece Allah'ın kitabıdır. İkinci rivayetteki, "Benim sünnetim" sözü, ehl-i sünnet denilen grubun kat-masıdır, "Ehli beytim" sözü de Şiî kardeşlerimizin kalmasıdır. Kıyamete dek müminlerin şaşmaz rehberi Kuran'dır.
Ehl-i Beyt Peygamber'in ev halkıdır. Başta hanımlandır. Kuran'ı önyargıdan uzak olarak okunduğu zaman kontekstten ehl-i beyt deyimiyle kimlerin kastedildiği açıkça ortaya çıkar. Şimdi artık Peygamber'in hanımları var mı? Hz. Peygamber'in saf soyu kaldı mı? Bunların erkekleri yabancı kadınlarla evlene evlene 1400 yıl içinde acaba sonraki nesillerin genlerinde ne derece Peygamber ailesinin geni kaldı? Biraz biyolojiyi, jinekolojiyi düşünürseniz gerçeği anlarsınız. Önemli olan falan veya filan soydan gelmek değil, adam olmaktır. Nuh'un peygamber olması, oğlunu küfürden koruyamamıştir. Her insan soyuyla değil, kendi eylemiyle değerlendirilir.
Allah her zaman doğrunun yanındadır
Soru: Ben üniversite öğrencisiyim. Çeşitli burslara başvurdum ama hiçbiri çıkmadı. Sadece kredi çıktı. Ben bir memur çocuğuyum. Ablam da başka bir üniversitede okuyor. Aylık 150 YTL yemek, 50 YTL yurt parası ve 100 YTL de diğer harcamaları göz önünde bulundurursak bu para ayda 300 YTL ediyor. Aynı şekilde ablamın da harcamaları benimki kadar olacak. Tamam, bana burs çıkmamış olabilir, benden daha kötü durumda olanlar var, onlara hiçbir sözüm yok ama burs çıkan bazı arkadaşlarımın durumu bize göre çok daha iyi. Birçok arkadaşım yalan beyanlarda bulundu. Ben ve benim gibilerin tek suçu, doğru beyan gösterip haklara saygılı olmak. Her burs başvurusunda, başka kredi veya burs alıp almadığımız soruluyor. Alanlar baştan eleniyor ama bursa da ihtiyacım var. Bu durumda kredi almıyor yazmam, başkalarının hakkını yemek olur mu?
Cevap: Siz öyle bir şey soruyorsunuz ki beni zor durumda bırakıyorsunuz. Size üzülüyorum takdir de ediyorum. İslâm asla yalanı tasvip etmez. İslâm'ın temel şartı önce Allah'a inanmak, sonra doğru olmaktır. Yalan asla. Allah doğrunun yardımcısıdır.
Kul hakkı borcu nedir?
Soru: Kul hakkı borcundan kurtulmak için kulların bu dünyada helalleşmeleri, Allah'ın bizlere emridir. Ancak nedeni ne olursa olsun üzerimde bulunan kul haklarını eda edebilmem için helalleşmek istediğim kimselerle buluşmam mümkün değil. Bu borçtan nasıl kurtulabilirim?
Cevap: Af ve mağfiret Allah'a aittir. Helalleşmenin mümkün olmadığı kişilerin, üzerinizde bulunan haklarının bağışlanması Allah'a bağlıdır. Gönülden yalvarırsanız, Allah dilerse sizi bağışlar. Üzerinizde hakkı bulunan kimseleri de ödüllendirip manen size haklarını helal ettirir. Allah'ın bağışlamayacağı bir günah yoktur. Yeter ki kul, gönülden Allah'a yönelsin, kötülüklerden iyiliklere doğru yol alsın.
Kıyamete kadar müminlerin şaşmaz rehberi Kuran'dır
Caferilerin nazarında değerli olan sakaleyn hadisi, ehl-i sünnet cemaatinde neden değiştirildi?
Haberin Devamı

