Kitap ehliyle kardeşçe yaşamak Kur'ân'ın emridir

İslâm'a her fırsatta saldıran kimseler, İslâm'ın egemenliğini kabul edip fidye verinceye kadar bunlarla savaşılması emredilmiştir

Haberin Devamı

* Dünden devam
İslâm'a her fırsatta saldıran kimseler, İslâm'ın egemenliğini kabul edip fidye verinceye kadar bunlarla savaşılması emredilmiştir. Allah'ın, kendileriyle savaşmayı emrettiği kitap ehli, dinlerinin gerçek kurallarından ayrılmış olup İslâm'a ve Müslümanlara saldıran kimselerdir. Müslümanlara saldırmayan kitap ehline saldırmak, Kur'ân'ın hiçbir yerinde emredilmemiştir. Esasen Müslümanlara saldırmayan, barış içinde yaşamak isteyen müşriklere dahi saldırmak emredilmemiş, hatta bu yasaklanmıştır. Hz. Peygamber ve halifeleri döneminde Müslümanlarla savaşmayan kadın, çocuk, ihtiyar ve rahiplere dokunulmaması emredilmiştir.

Düşmanlık doğru olmaz
Ayrıca çeşitli ayetlerde geçen, "Kitap sahiplerinden bir kısmı" (Beyine:1) sözü, kitap ehlinin hepsiyle değil ancak gerçek dini yozlaştıran, din barışı emrederken Müslümanlara saldıran kısmıyla savaşma hükmünü getirmektedir. Çünkü bu ayetlerdeki "min" edatı ba'ziyyet ifade eder, kimi insanlar anlamını verir.

Müslümanlara saldırmayan, kendi dinleri gereğince yaşayan kitap ehliyle kardeşçe yaşamak da Kur'ân'ın emridir. Çünkü onların amacı da Allah'a kulluktur. Allah'a kulluk edenlerin boğazlaşmaları, düşman olmaları doğru olmaz. Allah'ın yolu, dostluk yoludur.

Dinden sapan cahiller
"Ne Allah'a, ne de ahirete inanmazlar" cümlesi, kendileriyle savaşılması emredilen kitap ehlinin, dinin ruhundan uzaklaşmış, Allah'a ve ahiret gününe inanmayacak kadar madde tutkusuna kapılmış, dünyaya hakim olmaktan başka düşünceleri olmayan materyalist insanlar olduğunu gösterir. Bunlar gerçek dindarlar değillerdir.

Nitekim bunun ardından gelen ayetler de bunların hahamlarının ve rahiplerinin, dünya tutkusuyla altun ve gümüş yığmaya çalıştıkları anlatılmaktadır. Böyle dünya tutkusuna kapılmış insanların, hangi dinden olurlarsa olsunlar, gerçek dinle ilgileri yoktur. Bunların ayarttığı cahiller takımı ise farkına varmadan, liderleri gibi dinden sapar, yanlışı gerçek sanırlar. İşte Kur'ân'ın hedef aldığı insanlar bu materyalist, Haktan ayrılmış, "Kayser'in hakkını Kayser'e verin" diyen İsa'nın yolunu bırakmış insanlardır.
* Devam edecek

DİĞER YENİ YAZILAR