Kişi güzel ahlak ve ibadetleriyle cenneti kazanır

Haberin Devamı

* Dünden devam

Taberani’nin rivayet ettiği bir hadiste, “kabre konulan kişiye azap için baş tarafından gelinse Kur’ân okuması savar. Önünden gelinse sadakası savar. Ayakları tarafından gelinse mescitlere yürümesi savar” denilmektedir. Burada verilen mesaj, insanın iyiliklerinin, kendisinden azabı savacağıdır. Yoksa Kur’ân surelerinin birbirinden üstünlüğü değildir. Kişi falan veya filan günde ölmekle cennete gitmez, güzel ahlak ve ibadetleriyle cenneti kazanır. Bu anlatılana göre perşembe veya cuma gecesi ölen ne kadar fasık, zalim varsa cennete mi gidecek? Allah korusun bu uydurmalardan. Gün, insanların isimlendirmesinden ibarettir. Allah katında soyut zaman vardır. O zamanı dilimlere ayırıp her birime özel isim verenler Allah değil, insanlardır.
Aslında bu rivayetler, insanları ibadete, iyiliklere teşvik amacıyla üretilip hadis formuna konmuş sözlerdir. Yoksa bu kadar uzun sözü Peygamber zamanında kim yazdı da ezberledi ve yüzyıldan fazla bir zaman sonra bunu ezberinden aktarabildi? Hz. Peygamber, kendi döneminde Kur’ân’dan başka bir sözün yazılmasına müsaade etmezdi. Tabii bunları anlatanların, sözün gerçekten Peygamber sözü olup olmadığı umurlarında değil. Getirisi, alıcısı var ya ona bakarlar. Bunlar vaiz uydurmalarıdır. Şimdi Hz. Muhammed de gelse kendi dininin sadece Kur’ân’da kaldığını söyler. Ama Kur’ân’a bakan yok. Bir malın alıcısı olmazsa satıcı onu sunar mı? Bu durum halk kesiminde din bilgisinin nasıl yerleştiğini gösterir.

İslâm doğruluk dinidir

SORU: Bir yüksekokulda memurum. Biz memur arkadaşlar olarak her akşam bir kişi olmak üzere nöbete kalıyoruz. Mesai ücretimizi de tam olarak alıyoruz. Ancak öğrencilerin işi gündüz yapılıyor. Bu nedenle gece çalışmanın bir mantığı yok. Kazancıma haram karışmamasını istiyorum. Ne yapmalıyım?
CEVAP: Okulun yöneticileri, yasa ve yönetmelikler ne diyorsa ona göre hareket etmek zorundadır. Mesaiye kalan memura ek ücret tanınmış ise gece kalan kişi zamanını ayırdığı için ücretini alır. Vicdanına danış. İçin rahatsa sorun yok. İçin rahat değilse orada bir yanlış var demektir. İslâm doğruluk, dürüstlük dinidir. İslâm’ın birinci şartı Allah’a inanmak, ikinci temel şartı da doğru olmaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR